Take a hint türkçesi Take a hint nedir

  • Dolaylı bir sözden anlam çıkarıp ona göre hareket etmek.
  • Leb demeden leblebiyi anlamak.
  • İmadan anlamak.
  • Anlamak.

Take a hint ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't know how to take a hint.
Turkish: Ali ipucunu nasıl alacağını bilmiyor.

English: Can't you take a hint?
Turkish: Anlayamıyor musun?

English: We can take a hint.
Turkish: Leb demeden leblebiyi anlayabiliriz.

Take a hint ingilizcede ne demek, Take a hint nerede nasıl kullanılır?

Take : Tutuş. Yazmak. Avalanan hayvan miktarı. Reaksiyon. Çevirmek. Götürmek. Tutulan balık miktarı. Alıntı. Alınan taş. Çekim.

A : En yüksek not. Atom ağırlığı. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir. Pek iyi. La (müzik terimi). (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Miktar belirtir. Argonun simgesi.

Hint : Anıştırmak. Sezindirmek. Hissettirmek. Çıtlatmak. Yararlı öğüt. İpucu. İma etmek. İşaret. Atfetmek.

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Arka planda yer almak. Kenara çekilmek. Bir kenara çekilmek. Geri plana çekilmek. Ön plana çıkmamak. Geri planda yer almak. Köşesine çekilmek. Arka planda kalmak. Önemini yitirmek.

Take a bath : Yıkanmak. Zarar etmek. Duş almak. Çok para kaybetmek. Banyo yapmak. Banyo almak.

Take a beating : Yenilmek. Dayak yemek. Çok para kaybetmek. Bozguna uğramak. Fark yemek.

 

Take a bow : Teşekkürleri kabul etmek. Tiyatro'da eğilerek selam vermek. Alkışları kabul etmek.

Take a bearing : Kerteriz almak. Kerteriz etmek.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

İngilizce Take a hint Türkçe anlamı, Take a hint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take a hint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accept : Onaylamak. Kabullenmek. Üstlenmek. Eyvallah demek. Katlanmak. Normal karşılamak. Kabul etmek. Almak. Hazmetmek.

Accepts : Hazmetmek. Katlanmak. Kabullenmek. Almak. Üstlenmek. Kabul etmek. Onaylamak.

Actualise : Gerçekleşmek. Hayata geçirmek. Tahakkuk ettirmek. Yaşama sokmak. Yerine getirmek (ayrıca actualize). Hayata sokmak. Gerçekleştirmek. Gerçeğe dönüştürmek. Gerçekleşmesini sağlamak. Yaşama geçirmek.

Apprehending : Kavramak. Endişe etmek. Korkuyla beklemek. Tevkif etmek. Yakalamak. Tutuklamak. İdrak etmek. Korkmak.

Appreciate : Fiyatını yükseltmek. Değerlendirmek. Minnettar olmak. Kavramak. Değerlenmek. Takdirle karşılamak. Teşekkür borçlu olmak. Değeri artmak. Değerini bilmek.

Apprehends : Korkuyla beklemek. Tevkif etmek. Yakalamak. Korkmak. İdrak etmek. Kavramak. Tutuklamak. Endişe etmek.

Ascertains : Aslını öğrenmek. Belirlemek. Bulmak. Tayin etmek. Öğrenmek. Saptamak. Meydana çıkarmak. Tespit etmek. Doğrusunu öğrenmek.

Appreciated : Teşekkür borçlu olmak. Kavramak. Takdir etmek. Takdir edilen. Beğenmek. Değer kazanmak. Makbule geçen. Değerlenmek. Fiyatını yükseltmek. Değerini bilmek.

Be a good judge of : -in ne olduğunu bilmek.

Apprehend : Korkuyla beklemek. Korkmak. Kavramak. İdrak etmek. Endişe etmek. Tutuklamak. Tevkif etmek. Yakalamak.

Take a hint synonyms : ascertain, absorbs, absorb, take the hint, appreciates, apprehended, ascertaining.