Take chances türkçesi Take chances nedir
Take chances ile ilgili cümleler
English: I can't afford to take chances.
Turkish: Riske girmeyi göze alamıyorum.
English: Don't take chances.
Turkish: Şansa bırakmayın.
English: Sometimes you have to take chances.
Turkish: Bazen risk almak zorundasın.
English: I can't take chances.
Turkish: Riske giremem.
Take chances ingilizcede ne demek, Take chances nerede nasıl kullanılır?
Take : Yakalamak. Tutuş. Etkili olmak. Pay. (sınava) girmek. Çevirmek. (fotoğraf) çekmek. Çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kavramak.
Chances : Tesadüf. İmkan. İhtimal. Riziko. Olasılık. Fırsat. Talih. Baht. Kısmet. Risk.
Take a back : Arka planda kalmak. Kendini göstermemek.
Take a back seat : Ön plana çıkmamak. Bir kenara çekilmek. Arka planda yer almak. Kenara çekilmek. Önemini yitirmek. Köşesine çekilmek. Arka planda kalmak. Geri planda yer almak. Geri plana çekilmek.
Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.
Take a bashing : Dayak yemek. Sopa yemek.
İngilizce Take chances Türkçe anlamı, Take chances eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Take chances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Have a whack at : Sırası gelmek. Son bir girişimde bulunmak. Son bir deneme yapmak.
Court danger : Tehlike peşinde koşmak.
Hazard : Şans. Afet. Risk. Tehlike. Riske etmek. Topu deliğe sokan vuruş. Tehlikeye atmak. Rastlanı. Kumar. Cesaret etmek.
Risk : Kaçını. Tehlikeye atmak. Risk. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. İktisadi karar birimlerinin verecekleri kararlar sonucunda ortaya çıkacak getiriyi olumsuz etkileyebilecek olayların gerçekleşme olasılığı, diğer bir deyişle olayların gerçekleşme olasılığının bilindiği durum. krş. belirsizlik. Oynamak. Sigorta edilen. Riske etmek. Bir olayın gerçekleşme kazanışının düşüklüğünden doğan götürücü durum. bk. götürü.
Dared : Cesaret etmek. Cüret etmek. Cesaretli. Kalkışmak. Kafa tutmak (argo terim). Meydan okumak.
Venture : Göze almak. Cüret etmek. Riske atmak. Girişim. Macera. Tehlikeli iş. Cesaret edip girişmek. Cesaret etmek. -e cüret etmek.
Chance : Rastlantı sonucu oluşmak. Kazanı. Tesadüfi. Bir olayın gerçekleşme olasılığının çok sayıda bağımsız etkenin zamandaş işleyişi sonucu olduğu ya da salt rastlantıya bağlı kaldığı durum. Rastlantı. Fırsat. Şans eseri olan. Olasılık. Planlanmamış.
Take a flier : Hızlı araçla yola çıkmak.
Chancing : İhtimal. Şans. Şans eseri olmak. Fırsat. Olanak. Tesadüfen olmak. Denemek. Göze almak.
Tempt fate : Ölüme meydan okumak. Kendisini tehlikeye atmak.
Take chances synonyms : run a risk, take a chance, hazarding, dares, chance it, sail close to the wind, take a risk, hazarded, dare, take a crack at, lay on the line, throw caution to the wind, chanced.

Bu kısımda Take chances kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Take chances ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Take chances anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Take chances ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.