Take into custody türkçesi Take into custody nedir

Take into custody ingilizcede ne demek, Take into custody nerede nasıl kullanılır?

Take : Tepki. Götürmek. Tutulan balık miktarı. Kabul edilmek. (sınava) girmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Etkili olmak. Tutma. Ele almak. Yakalamak.

Into : İçeriye. Haline. -a. -in içine. E. Ye. Şekline. Biçimine. İçine. -e.

Custody : Nezaret. Hapis. Velayet. Tutukluluk. Gözetim bakım. Koruma. Gözaltı. Hapsetmek. Sorumluluk. Bakım.

Take into : Sokmak. Getirmek. İçeri almak.

Take into account : Düşünmek. Nazarı itibara almak. Hesaba katmak. Göz önünde tutmak. Göz önünde bulundurmak. Gözönüne almak. Nazara almak. Dikkate almak. Hesaba almak. Göz önüne almak.

Take into consideration : Düşünmek. Göz önünde tutmak. Gözönünde bulundurmak. Nazarı dikkate almak. Kale almak. Nazarı itibara almak. Göz önünde bulundurmak. Hesaba katmak. Dikkate almak.

Taking into custody : Tevkif etme. Gözaltına almak. Tutuklama. Tutuklamak.

Take into service : Servise almak. Servise sokmak. Hizmete açmak. İşe almak. Hizmete sunmak. Görevlendirmek.

Was taken into custody : Tutuklandı. Göz altında alındı. Nezarethaneye alındı. Geçici olarak tutukevine konuldu.

Take into ones mind : Israr etmek.

İngilizce Take into custody Türkçe anlamı, Take into custody eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Take into custody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arrests : El koymak. Çekmek (dikkat). Durdurmak. Bloke etmek. Önlemek.

Interning : Hapsetmek. Stajyerlik. Staj yapmak. Kapatmak.

Detain : Mahrum etmek. Hapsetmek. Yubatmak. Engellemek. Saklamak. Alıkoymak. Durdurmak. Oyalamak. Geciktirmek.

Apprehending : Endişe etmek. Korkuyla beklemek. İdrak etmek. Yakalamak. Kavramak. Tevkif etmek. Korkmak. Anlamak.

Detains : Durdurmak. Alıkoymak. Hapsetmek. İzinsiz bırakmak. Geciktirmek. Tutmak. Oyalamak. Engellemek. Mahrum etmek.

Busts : Sona ermek. Vurmak. Kırmak. Tartışmak. Batmak. Patlatmak. İflas etmek. Rütbe indirmek. Mahvetmek. Becerememek.

Busting : İflas ettirmek. Bozulmak. Kırmak. İflas etmek. Vurmak. Becerememek. Sona ermek. Patlatmak. Bozmak. Rütbe indirmek.

Supervise : Gözetip denetleyerek yönetmek. İdare etmek. Gözetip denetlemek. Nezaret etmek. Yönetmek. Bakmak. Gözetip denetleyerek idare etmek. Denetlemek. Denetleme yapmak.

Hold : (uçak veya kap) (yolcu veya su vb) taşımak. Zaptetmek. Düzenlemek. Muhafaza etmek. Dayanmak. Karara bağlamak. Durmak. (ağırlık) taşımak. Gemi ambarı. Geminin içi, yük konulacak yeri.

Apprehends : Anlamak. Korkmak. Korkuyla beklemek. İdrak etmek. Endişe etmek. Yakalamak. Tevkif etmek. Kavramak.

Take into custody synonyms : bust, impounds, taking into custody, imprisoning, take somebody in charge, arrest, busted, intern, impound, gaols, holds, apprehended, interns, detaining, gaol, supervises, held, interned, apprehend, imprison.