Take the lead türkçesi Take the lead nedir

  • Liderlik yapmak.
  • Yönetimi ele almak.
  • Rehber olmak.
  • Önderlik etmek.
  • Başı çekmek.
  • Önayak olmak.
  • Liderlik etmek.
  • Liderliği veya önderliği almak.
  • Başa geçmek.
  • Öncülüğünü yapmak.

Take the lead ingilizcede ne demek, Take the lead nerede nasıl kullanılır?

Take : Almak. Yazmak. Ele almak. Çekim. (sınava) girmek. Hasat. Kabul edilmek. Alıntı. Çevirmek. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

 

Lead : Fazla tüketildiğinde zehirli etki yapan ağır bir metal. Öncülük etmek. Başını çekmek. Öncülüğünü yapmak. Baş rol. Önderlik etmek. Kurşun. Sürmek. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık.

Take the lead in : Önayak olmak.

Take the action : El koymak. Harekete geçmek.

Take the bus : Otobüsle gitmek. Otobüse binmek.

Take the burden off : Sorumluluğu bırakmak.

Take the bad with the good : İyi ve kötüyü bir arada kabul etmek. Gülü sevip dikenine katlanmak.

Take the biscuit : (bir aktivitenin vb) en başarısızı olmak. En başarısız sonucu almak.

Take the bitter with the sweet : Gülü sevip dikenine katlanmak. Gülü seven dikenine katlanır.

İngilizce Take the lead Türkçe anlamı, Take the lead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take the lead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Initiating : Başlatma. Sunmak. Öğretmek. Başlatmak. Göstermek. Üyeliğe kabul etmek.

Shepherds : Çoban. Hristiyanlık aleminde eskiden şifacı keşişlere verilen ad. Birine refakat etmek. Rehber olarak birini getirmek veya götürmek. Davar gütmek. Yol göstermek. Çobanlık etmek. Refakatçi olarak birini getirmek veya götürmek. Gütmek.

Take pride of place : Gözönünde olmak. Vitrinde olmak. En yüksek mevkiye gelmek.

 

Fronting : Cephesini düzenlemek. Ön ünlüleşme. Bakmak. Karşı olmak. Yol göstermek. Dönmek. Yönelmek. Hareketli faz yükselme düzeyi.

Shepherding : Yol göstermek. Çobanlık etmek. Gütmek. Koyunların korunup gözetilmesi.

Initiates : Sunmak. Öğretmek. Başlamak. Ön ayak olmak. Başlatmak. Göstermek. Alıştırmak. Yetiştirilmiş kimse. Üyeliğe kabul etmek.

Instigate : (isyanın başlamasına vb) önayak olmak. Ayağa kaldırmak. Tahrik etmek. Başlatmak. Fitlemek. Fit sokmak. Teşvik etmek. Ayartmak. Kundaklamak.

Take over : Yüklenmek. Yerine geçmek (başkasının veya başka bir şeyin). Yönetimi ele geçirmek. Yönetimi almak. Egemen olmak. Üstlenmek. Devralmak. Üzerine almak. Devralmak (nöbeti). Yönetimi üstlenmek.

Begun : Başlatmak. Girişmek. Doğmak. Meydana gelmek. Koyulmak. Başlamak.

Spearheads : Harekete lider olmak. Mızrak ucu. Öncülük etmek. Mızrakbaşı. Öncü. Mızrak başı.

Take the lead synonyms : pioneered, pioneering, pioneers, pioneer, blaze the trail, the shepherd, blaze a trail, began, take control, spearheading, begin singing, come in, spearheaded, initiate, front, shepherd, promote, lead the way, shepherded, take the head, guides, lead off, fronted, take in hand, begins, guide, prime the pump, spearhead, begin, lead.