Takeing türkçesi Takeing nedir

Takeing ingilizcede ne demek, Takeing nerede nasıl kullanılır?

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Önemini yitirmek. Geri plana çekilmek. Arka planda yer almak. Bir kenara çekilmek. Kenara çekilmek. Köşesine çekilmek. Geri planda yer almak. Ön plana çıkmamak. Arka planda kalmak.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

Take a bashing : Dayak yemek. Sopa yemek.

Take a bath : Yıkanmak. Banyo almak. Banyo yapmak. Zarar etmek. Duş almak. Çok para kaybetmek.

Take a bright view of : Olumlu bakmak. Olumlu yaklaşmak.

Take a bearing : Kerteriz etmek. Kerteriz almak.

Take a bathroom : Banyo yapmak. Yıkanmak.

Take a bite : Bir ısırık al.

Take a break : Paydos etmek. Aktivitelerde kısa bir araya giden. Mola alan. Aralık vermek. Teneffüse çıkmak. Mola vermek. Ara vermek.

İngilizce Takeing Türkçe anlamı, Takeing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Takeing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come into play : Meydana çıkmak. Kullanılmaya başlamak. Devreye girmek.

Appreciate : Zevk almak. Değerlenmek. Takdir etmek. Kıymetini bilmek. Değeri artmak. Değer biçmek. Değerini bilmek. Minnettar olmak. Değer kazanmak. Değer vermek.

 

Pass muster : Geçmek. Yeterli olmak. Teftişten geçmek. Uygun olmak. Yoklamayı atlatmak.

Coping with : Uğraşma. Üstesinden gelmek. Başa çıkmak. Yerine yetirmek. İle ilgilenmek. Uğraşarak.

Caught : Vurmak. Sıkışmak. Cezbetmek. Basmak. Yakalanmak. Geçmek. Yakalanmış. Çalışmak (mekanizma). Yetişmek. Tokat atmak.

Apperceiving : İdrak etmek.

Cope with : Boy ölçüşmek. Bir şeyle uğraşmak. Uğraşmak. Baş edebilmek. Baş etmek. Üstesinden gelmek. İle ilgilenmek. Yerine yetirmek. İle başa çıkmak.

Prevailed : Yenmek. Yerine geçmek. Baskın çıkmak. Hüküm sürmek. Yaygın olmak. Galebe çalmak. Galip gelmek. Başarmak. Kafalamak.

Engross : Cezbetmek. İşgal etmek. Kaleme almak. Tekeline almak. Dalmak. Dikkatini vermek. Zaptetmek. Meşgul etmek. (bir işle) meşgul olmak.

Takeing synonyms : moviemaking, mapmaking, film making, movie making, commit to writing, prevail, apprehended, assume, go around, bag, approached, bear away, clerking, be accepted, commit to paper, discuss, catches, assumes, admits, admit, apprehends, absorb, influences, draw up, be effective, accepts, catch hold of, discusses, influence, cartography, give it some thought, bonk, catch up with.

Takeing zıt anlamlı kelimeler, Takeing kelime anlamı

Light : Bir salonun ya da sahnenin aydınlatılması için yöneticinin ya da sorumlunun verdiği buyruk. Açık (renk). Işık. Nur. Aydınlanmak. Konmak. Aydınlatmak. Açık (renk için). Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut.

Emit : Vermek. Göndermek. Atmak. Yayınlamak. İfade etmek. Çıkarmak. Neşretmek. Salmak. Belirtmek.