Talk on türkçesi Talk on nedir

  • Konuşmaya devam etmek.
  • Hakkında konuşmak.
  • Konuşup durmak.
  • Bahsetmek.

Talk on ile ilgili cümleler

English: I rarely talk on the phone.
Turkish: Nadiren telefonda konuşurum.

English: I rarely, if ever, talk on the phone till late at night.
Turkish: Nadiren, kırk yılda bir, gece geç saatlere kadar telefonda konuşurum.

English: Ali likes to talk on the phone.
Turkish: Ali telefonda konuşmayı sever.

English: I prefer to text than to talk on the phone.
Turkish: Telefonla mesaj yazmayı konuşmaya tercih ederim.

English: Let's talk on Skype.
Turkish: Skype'de konuşalım.

Talk on ingilizcede ne demek, Talk on nerede nasıl kullanılır?

Talk : Söylemek. Görüşme. Konuşmak. Laf etmek. Söz etmek. Sohbet etmek. Konuşma. Görüşmek. Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Konuşmak (bir dili).

On : De. Devrede. Yanmak. Giyilmiş. Açık. Çakırkeyif. Makbul. Olmakta olan. Hazır.

Talk oneself hoarse : Sesi kısılıncaya kadar konuşmak. Dilinde tüy bitmek.

Talk a blue streak : Çok konuşmak. Jet gibi konuşmak. Çok hızlı konuşmak. Çenesi düşmek.

Talk a mile a minute : Motor gibi konuşmak. Çan çan etmek. Hızlı konuşmak.

Talk a period of time away : Belirli bir süreyi konuşarak geçirmek.

İngilizce Talk on Türkçe anlamı, Talk on eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Talk on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring up : Azarlamak. Durduruvermek. Beslemek. Paylamak. Kusmak. Terbiye etmek. Çocuklardan sakınmak. Çocuk yetiştirmek. Bahis açmak.

Chattered : Çene çalmak. Gıcırdatmak. Dişleri birbirine vurmak. Gevezelik yapmak. Laklak etmek (argo terim). Aptalca ve çok konuşmak. Çatırdamak (dişler). Çenesi düşmek. Gıcırdamak.

Cites : Celbetmek. Takdiri açıklamak. Aktarmak. Çağırmak (mahkemeye). Alıntı yapmak. Anmak.

Talk : Laf etmek. Görüşme. Söyleşi. Konuşma biçimi. Konuşma. Görüşmek. Söylemek. Konuşmak. Sohbet. Konuşmak (bir dili).

Talk about : Söz etmek. Yad etmek. -i konuşmak. Dem vurmak. Mevzubahis etmek. Lafını etmek. Hakkında görüşmek.

Go on : Sürdürmek. Gitmek. Sürmek. Dırdır etmek. Olmak. İleri gitmek. Dayanmak. Bel bağlamak. Yanmak. Yerine geçmek.

Adverts : Değinmek. Dokundurmak. Reklam. Duyuru (ingiliz ingilizcesi). İma. İlan (ingiliz ingilizcesi). Reklam (ingiliz ingilizcesi). Zikretmek. İlan.

Chatter : Aptalca ve çok konuşmak. Çenesi düşmek. Çenesi durmamak. Cır cır ötmek. Gevezelik etmek. Gevezelik yapmak. Laklak etmek (argo terim). Çene çalmak. Çatırdamak (dişler).

Discoursing : Mükaleme. Karşılıklı konuşma. Söylev vermek. İşlemek. Muhavere. Konuşmak. Üzerinde durmak.

Make noises : Söz etmek.

Talk on synonyms : chew over, adverting, talk round, make mention of, chatters, advert, cite, citing, discoursed, apply to, discourse, adverted, discourses, talk over.