Tallow türkçesi Tallow nedir

  • Mum yağı ile yağlamak.
  • Don yağı (koyun veya sığır).
  • Donyağı.
  • Semirtmek.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Sığır veya koyun karkaslarında özellikle böbrek çevresinde, bağırsakların dış kısmında biriken yağların toplanmasıyla elde edilen, donma veya erime noktası 40 °c'in üzerinde olan, doymamış yağ asitlerince zengin yağ, don yağı, hayvansal yağ, sebum.
  • İç yağı.
  • Yağ (mühendislik terimi).
  • Yağ.
  • Mum yağı.
  • Don yağı.
  • Yağ bağlatmak.
  • Pasa.

Tallow ingilizcede ne demek, Tallow nerede nasıl kullanılır?

Tallow candle : Donyağı kandili. Orta çağ tiyatrosunda aydınlatmada kullanılan kandil.

Tallow chandler : Mumcu. Mum üreticisi.

Tallow faced : Soluk yüzlü. Beti benzi uçmuş.

Tallow oil : Mum yağı.

Beef tallow : Sığır etinden elde edilen donyağı.

Tallowed : Mum yağı ile yağlanmış.

Cristallography : Kristallerin dış görünümlerinden elde edilen bakışım özellikleri ve kristallerin ağcık yapılarıyle ilgili her türlü sorunu inceleyen bilim. Kristalbilgisi.

Tallowing : Yağlanma.

Crystalloblastic : Kristaloblastik. Yeniden kristalleşme başkalaşımı ile oluşan kayaç dokusu. Kristal başkalaşım dokusu.

Tallows : Semirtmek. Yağ bağlatmak. Don yağı. Mum yağı. Yağ. Mum yağı ile yağlamak. İç yağı. Don yağı (koyun veya sığır). Donyağı. Pasa.

 

İngilizce Tallow Türkçe anlamı, Tallow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tallow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Suets : İçyağı (sığır veya koyun). İçyağı.

Flesh out : Şişmanlatmak. Ayrıntılı hale getirmek. Ayrıntılarıyla anlatmak. (fiziksel anlamda) gelişmeye başlamak. Dolgun olmak.

Flatteries : Yaltakçılık. Pohpohlama. Yaltaklanma. Tabasbus. Yağcılık. Kompliman. Övme. Yaltaklık. Dalkavukluk.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Beef tallow : Sığır etinden elde edilen donyağı.

Flattery : Koltuk. Yaltaklanma. Pohpohlama. Yaltakçılık. Kompliman. Yaltaklık. Yağcılık. Dalkavukluk. Tabasbus.

Attar : Gülyağı. Itır. Gtilyağı. Gülsuyu. Çiçek yağı.

Adipose : Yağlı (vücut). Şişman. Yağlı. Adifos. Etin yağlı tarafı. Yağla ilgili. Adipoz. Yağsı.

Tallow synonyms : mutton tallow, tallow oil, abdomen, fating, abattoir, abamectin, plumped, suet, tails, plump, lipid, abdominal ovariectomy, fat up, plumpest, a band, abaxial, dubbin, feeding up, a clay, abdominal palpation, tallows, fattens, crams, blarneys, batten, feed up, blarneyed, stearin, animal oil, grease, make fat, blarneying, cram.

Tallow ingilizce tanımı, definition of Tallow

Tallow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To grease or smear with tallow. The suet or fat of animals of the sheep and ox kinds, separated from membranous and fibrous matter by melting.