Tangiest türkçesi Tangiest nedir

Tangiest ingilizcede ne demek, Tangiest nerede nasıl kullanılır?

Tangier : Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Fas'ta cebelitarık boğazı'nda bir şehir.

Tangier disease : Tangierhastalığı. Plazma lipoproteinlerinden alfa-lipoproteinin yokluğu, kolesterol esterlerinin tüm retiküloendoteliyal dokularda depolanması ve bademciklerin büyük ve portakal sarısı renkte olmasıyla belirgin hastalık.

Tangibility : Somutluk. Tutulabilme. Gerçek olma. Elle dokunulur. Dokunulurluk.

Tangible : Hissedilir. Elle dokunulur veya tutulur. Elle hissedilebilen. Duyulur. Dokunulabilir. Elle tutulur. Müşahhas. Maddi. Gerçek. Somut.

Tangible asset : Fiziki kıymeti olan sabit varlık. Maddi duran varlık. Maddi varlık. Maddi kıymet.

Tangibly : Dokunulur halde. Somut bir biçimde.

Movable tangible assets : Bir firmanın sahip olduğu taşınabilir nitelikteki sabit varlıklar. Taşınabilir maddi varlıklar.

Tangible fixed assets : Maddi duran varlıklar.

Tangible assets : Maddi kıymetler. Sabit varlıklar. Maddi aktifler. Maddesel varlıklar. Bir firmanın üretim sürecinde kullandığı bina, makine ve donanım, toprak gibi uzun ömürlü ve süreklilik gösteren varlıklar. Fiziki varlıklar. Maddi varlıklar. Menkul kıymetler. Maddi duran varlıklar.

 

Gametangium : Gamet üreten organ. Gamet meydana getiren herhangi bir yapı. Gametangiyum. Gamet kesesi.

İngilizce Tangiest Türkçe anlamı, Tangiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tangiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acerbic : İğneleyici (konuşma). Büzücü. Sert. Acı.

Straight line : Doğru hat. Düz çizgili. Doğru. Düz çizgi. Düz doğru.

Hardest : Çetin. Katı. Şiddetli. Ekşimiş. Ağır. Sıkı. Sağlam. Nasırlı. Dayanıklı. En sert.

Spice : Baharat. Çeşni katmak. Çeşni. Tat veren şey. Baharat koymak. Heyecan katmak. Tat. Baharatlamak. Bahar katmak. Bahar.

Acetous : Asetik asit içeren. Sirke gibi. Asetik. Sirkeye benzeyen.

Chiseled : Yontulmuş. Keskin hatları olan. Keski ile yontulmuş. Biçimli. Keski ile kesilmiş. Keskin (yüz hatları).

Sourer : Bozulmak. Somurtmak. Rutubetli (toprak). Zehir etmek. Surat asmak. Dokunaklı. Hırçın. Mayhoş. Zehir olmak.

Acidulous : Belirli bir dereceye kadar asitli veya ekşi. Mayhoş. Ekşice. Dokunaklı. Acı (söz).

Acute : Akut. Dar (açı). Zeki. Açıkgöz. Sivri. Dar. Şiddetli. Ağır. Güçlü.

Tangiest synonyms : piquantness, tangy, acid, acuter, acetic, piquance, mordacious, sharpest, spiciness, bitterer, argute, acutes, acerb, spicery, bitter, blazing, deader, chiselled, bitterest, zest, acescent, aculeate, hard, tang, acutest, harder, piquancy, biting, acrid, nip, sour, citric.

Tangiest zıt anlamlı kelimeler, Tangiest kelime anlamı

Curve : Dönemeç. Eğmeç. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Bükülmek. Eğmek. Kavisleştirmek. Eğilmek. Bükmek. Kıvırmak. Kavis çizmek.