Taunts türkçesi Taunts nedir

  • Yüzüne vurmak.
  • Başına kakmak.
  • Laf (sataşmak için söylenen alaylı).
  • Sataşmak.
  • İğneleme.
  • Alay ederek sataşmak.
  • Azarlamak.
  • Sataşma.
  • Alay etmek.
  • Başa kakma.

Taunts ingilizcede ne demek, Taunts nerede nasıl kullanılır?

Greataunts : Büyük teyze veya büyük hala. Grandaunt. Birinin babasının veya annesinin teyzesi veya halası.

Taunt somebody with : Başına kakmak.

Taunt : Azarlamak. Alay etmek. Alay. Sataşmak. İğneleme. Yüzüne vurmak. İğnelemek. Başa kakma. Başına kakmak. Sataşma.

Taunted : Başına kakmak. Başına kakılmış. Alay etmek. Yüzüne vurmak. Alay edilmiş.

Taunter : Alay eden.

Staunchly : Sadık olarak.

Greataunt : Birinin babasının veya annesinin teyzesi veya halası. Grandaunt. Büyük teyze veya büyük hala.

Taunting : Alay eden. Başa kakan. Alay etme.

Staunchness : Sağlamlık. Güvenilirlik.

Staunch : Akışını durdurmak. Kesmek (kan vb.). Sadık. Güvenilir. Emin. Kanamayı durdurmak. Durdurmak. Sabit. Sağlam. Kesmek (kan).

İngilizce Taunts Türkçe anlamı, Taunts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taunts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skeletal : İskelet. İskelet gibi. Bir deri bir kemik. İsketelet ait. İskeletsel. İskelete ait. İskeletle ilgili. Çatısal. Sıska.

 

Berated : Fırça atmak (argo terim). Haşlamak.

Pick on : Dadanmak. Seçmek. Musallat olmak. Kusur bulmak. Uğraşmak (biriyle). Eleştirmek. Birisiyle uğraşmak.

Tantalize : (sahip olamayacağı bir şey için birinin) iştahını kabartmak. Boş ümitler uyandırmak (birinde). Gösterip vermemek. Umut uyandırıp kıvrandırmak. Boş ümitler uyandırmak. Boşuna ümit vermek. Umutlandırıp vermemek. Umutlandırmak. Gösterip de vermemek.

Flout : Uymamak. Saygısızca karşı gelmek. Zıddına gitmek. Hor görmek. Burun kıvırmak. Küçümsemek. Eğlenmek. Delmek. Takmamak.

Twitting : Kızdırmak. Hatasını yüzüne vurmak. Takılma. Yüzüne vurmak (hata vb.). Hatalarını yüzüne vurmak. Başa kakmak. Takılmak.

Burlesqued : Alaylı taklit. Yerme. Taklit ederek alay etmek. Vodvil tiyatro. Yermek. Hicviye. Alaya alma. Hicvetmek. Gülünç taklit.

Thin : İnceltmek (sıvıyı). Seyrelmek. Güçsüz. Zayıflamak. İnceltmek. Seyrekleştirmek. Seyrekleşmek. İnce. Seyrek. Sulu.

Twit : Başa kakmak. Kızdırmak. Salak. Hatalarını yüzüne vurmak. Takılmak. Aptal. Budala.

Bait : Rahatsız etmek. Yem. İstek uyandıran şey. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. Taciz etmek. Eziyet etmek. Tuzak. Oltaya ya da tuzağa yem koymak. Kandırma. Mola.

Taunts synonyms : wasted, bemock, banter, bully, bullies, derides, hold against, fleer, rag, rides, tease, fleered, pinched, taunt somebody with, admonished, pointer, slapped, razz, scoff, needle, admonishing, emaciated, burlesquing, tell off, annoys, rally, burlesques, ask for trouble, go for, taunted, molest, molests, jolly.

 

Taunts zıt anlamlı kelimeler, Taunts kelime anlamı

Fat : İçyağı. Katı yağ. Yağ. Şişman. Yağlı. Semirtmek. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Şişko.

Unfashionable : Rağbette olmayan. Modaya uymayan. Modası geçmiş. Demode. Modaya uygun olmayan. Moda olmayan.