Temperature sensitive mutant türkçesi Temperature sensitive mutant nedir
- Normal olarak belli bir sıcaklıkta görev yapan, farklı bir sıcaklıkta görev yapamayan farklılaşmış proteini kotlayan gene sahip bir hücre ya da organizma.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Isıya duyarlı mutant.
Temperature sensitive mutant ingilizcede ne demek, Temperature sensitive mutant nerede nasıl kullanılır?
Temperature : Sıcaklık derecesi. Sühunet. Vücut sıcaklığı. Bir ısılölçerle ölçülen ısıl yeğinlik. Temperatür. Bir dizge ya da nesne, bir başkasına değdirilerek yalnız ısı türünde erke alışverişi yaptığı ve ısıl dengeye ulaştığı zaman, her ikisinde ortak değer alan durum değişkeni. Isı derecesi. Derece. Ateş. Isı.
Sensitive : Film, mercek, ışıkölçer, vb. gereç ve aygıtların, kendilerine özgü işlerde iyi sonuç verebilecek nitelikte olduğunu anlatır genel terim. Sensitive. Çabuk etkilenen. Duyar. Alıngan. İçli. Duyarlı. Hassas, duygulu, uyarıları alacak yetenekte. Duygun. Duygulu.
Mutant : Salak ve itici tip. Mutasyon geçirmiş. Genetik materyalin değişmesi sebebiyle bazı fiziksel ve biyokimyasal özellikler açısından ana babasından ya da bir önceki öncü hücreden farklı olan, mutasyona uğramış birey ya da hücre. Mutasyona uğramış hayvan veya bitki. Mutasyona uğramış gen. Mutant. Mutasyona uğramış. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değişken. Yüksek oranda mutasyonlara sahip bir geni içeren yeni nesil canlı.
Temperature sensitive mutation : Bazı mikroorganizmalarda ısıya duyarlı mutant suşların ortaya çıkmasına neden olan mutasyon. Sıcaklığa duyarlı mutasyon.
İngilizce Temperature sensitive mutant Türkçe anlamı, Temperature sensitive mutant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Temperature sensitive mutant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Acacia : Salkım ağacı. Mimoza. Akasya. Akasya sakızı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Aardvark : Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Temperature sensitive mutant synonyms : abo blood groups system, aardvarks, abiotic environment, a chromosome, abramis zone, abacus bodies.

Bu kısımda Temperature sensitive mutant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Temperature sensitive mutant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Temperature sensitive mutant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Temperature sensitive mutant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.