Tempted türkçesi Tempted nedir

Tempted ile ilgili cümleler

English: Moustapha was tempted to tell Jale the truth.
Turkish: Jale'ye gerçeği söylemesi için Mustafa kışkırtıldı.

English: I was tempted to go swimming even though the lifeguard was not yet on duty.
Turkish: Cankurtaran henüz görevde olmamasına rağmen yüzmeye gitmeye teşvik edildim.

English: I was tempted to skip class and go home early.
Turkish: Okuldan kaçmaya ve eve erken gitmeye teşvik edildim.

English: People are sometimes tempted to eat more than they should.
Turkish: İnsanlar bazen yemeleri gerekenden daha fazla yemek isterler.

English: She tempted him.
Turkish: O onu baştan çıkardı.

Tempted ingilizcede ne demek, Tempted nerede nasıl kullanılır?

Be tempted : Baştan çıkarılmak.

Easily tempted : Kolayca kandırılan. Kolayca ayartılan. Kolayca baştan çıkarılan. Kolay bir şekilde kanına girilen.

Attempted : Denenen. Çaba gösterilen. Gayret edilen. Teşebbüs edilen. Deneme.

Attempted suicide : İntihar teşebbüsü.

Attempted the impossible : İmkansızı denedi. İmkansız olduğu düşünüleni yapmaya çalıştı.

Tempt providence : Gereksiz bir risk almak. Boş yere riske girmek.

Tempters : Baştan çıkaran kimse.

 

The tempter : Şeytan.

Unattempted : Kalkışılmamış. Denenmemiş. Teşebbüs edilmemiş.

Attempter : Deneyen. Gayret eden. Teşebbüs eden. Çaba gösteren. Teşebbüs eden kimse.

İngilizce Tempted Türkçe anlamı, Tempted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tempted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antagonized : Kızdırmak. Düşman etmek. Karşı çıkmak. Aleyhine çevirmek.

Encouraged : Korumak. Teşvik etmek. Teşci edilmiş. Teşvik edilmiş. Cesaretlendirmek. Yüreklendirilmiş. Cesaret vermek. Yüz verilmiş. Desteklemek.

Brave : Cesaretle karşılamak. Cesaretle karşı koymak. Cesur. Kahraman. Göğüs germek. Cesaret göstermek. Kızılderili savaşçı. Bahadır. Görkemli.

Bearding : Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Sakal. Başak dikeni. Püskül. Kılçık. Karşı gelmek. Sakalından tutmak.

Allured : Çekme. Cezbetmek. Aklını başından almak. Çekmek. Çekici. Aklını çelmek. Aklını başından almak (argo terim). Büyülemek.

Prodded : Kakmak. Üvendire. Teşvik etme. Hatırlatıcı şey. Dürtme. Teşvik etmek. Çivili sopa. Dürtmek.

Carrying away : Götürmek. Taşımak. Coşturmak. Alıp götürmek. Heyecanlandırmak.

Place of worship : İbadethane. Tapınak. İbadet yeri.

Beards : Karşı gelmek. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Başak dikeni. Sakal. Sakalından tutmak. Kılçık. Püskül. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın.

 

Dare : Cesaretlendirmek. Cesaret etmek. Riske girmek. Meydan okuma. Yeltenmek. Cüret etmek. Kafa tutmak. Kafa tutmak (argo terim). Zorlamak.

Tempted synonyms : house of prayer, house of worship, prodding, allures, agitate, debauches, defied, beguiles, abet, tempt, enticed, antagonizes, prods, pagoda, prod, encourages, challenge, dares, antagonize, abetted, bribing, antagonizing, bribes, accelerates, rivetted, accelerate, aggravates, lured, bribe, deprave, pantheon, motivate, challenges.

Tempted zıt anlamlı kelimeler, Tempted kelime anlamı

Successful : Başarıya ulaşan şey. Başarılı. Parlak. Muvaffak.

Repel : Geri çevirmek. Tiksindirmek. Geri püskürtmek (düşmanı). (su veya hava vb) geçirmemek. Kovmak. Defetmek. İtici gelmek. Püskürtmek. Geri püskürtmek. Reddetmek.