Ters öğe nedir, Ters öğe ne demek
Ters öğe; Matematik alanında kullanılan bir kelimedir.
Matematik'te terim anlamı:
(E,T) bir birimli öbeksi ve e birim öğe olmak üzere, tersinir öğesi için xTx' = e = x'Tx eşitliğini sağlayan öğesi. : Anlamdaş. bakışımlı öğe.
Ters öğe kısaca anlamı, tanımı
Öğe : Anne. Üvey. Bir veri kümesinin öğesi, örn.bir kütük, tutanak adı verilen belli bir sayıda öğeden oluşur, bir tutanak da başka öğelerden oluşur. [Bakınız: kimyasal öğe]. Matematiksel bir dizgeyi oluşturan nesnelerden her biri (örn. Bir dizeyin yan ve dik sıralarını oluşturan her bir sayı; bir öbeği oluşturan her bir işler, vb.). Kimyasal yollarla daha yalın özdeklere bozunamayan özdek. Bir kümeyi oluşturan nesnelerin her biri. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Tek türdeki atomlardan oluşan ve olağan kimyasal yöntemlerle bozunmayan özdek. Bir kümeyi ya da bir bölüğü oluşturan nesnelerden her biri. Atomsal sayısı eş olan atomların oluşturduğu özdek. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri. Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine Yerilen genel ad. Bir bileşiğin yapı taşları ya da bir örüntüyü oluşturan bileşenlerden her biri. [Bakınız: Öge]
Ters : Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.
Soldan ters öğe : E birimli öbeksisinsoldan tersinir bir öğesine karşılık gelen öğesi. a. bk. soldan tersinir öğe.
Bakışımlı öğe : [Bakınız: ters öğe].
Tersinir öğe : (E,T) birimli öbeksisinde xTxf = e = x'Tx olacak biçimde biröğesi varlayan öğesi.
Bakışımlı : Bakışımı olan, simetrili, simetrik.
Tersinir : Bir olayın ortaya çıkma şartlarındaki sonsuz küçük bir değişikliğin etkisiyle herhangi bir anda yön değiştirebilen (kimyasal, fiziksel ve mekanik dönüşüm).
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Anlamdaş : Eş anlamlı.
Bir bir : Hepyek. Olduğu gibi, tam tamına, eksiksiz olarak. Ayrı ayrı. Birer birer.
Bakışım : İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri. Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri.
Öbeksi : Üzerinde bir ikili işlem bulunan küme. E kümesi üzerindeki ikili işlem T ile gösteriliyorsa, (E, T) sıralı ikilisi.
Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
Tersi : Yün eğirmeye yarayan bir çeşit araç, kirmen. (Divan edebiyatı terimi) Murassa kılma. Ağırşak kısmı üstte bulunan ip bükme aracı. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).
Bakış : Bakma işi.
Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Olma : Olmak işi.
Diğer dillerde Ters öğe anlamı nedir?
İngilizce'de Ters öğe ne demek ? : inverse element

Bu kısımda Ters öğe nedir? Ters öğe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ters öğe tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ters öğe hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.