The best part of türkçesi The best part of nedir

The best part of ile ilgili cümleler

English: I think this is the best part of the movie.
Turkish: Sanırım bu, filmin en iyi kısmı.

English: The best part of beauty is that which no picture can express.
Turkish: Güzelliğin en mükemmel tarafı, hiçbir resimle tarif edilememesidir.

The best part of ingilizcede ne demek, The best part of nerede nasıl kullanılır?

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Best : En çok. En iyisi. En. Birinci sınıf. Hakkından gelmek. Alt etmek. Yenmek. En iyi şekilde. En iyi. Baskın çıkmak.

Part : Taraf. Kısmi. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Kısım. Fasıl. Bölmek. Elden çıkarmak. Pay. Ayırmak. Kısımlara ayırmak.

Of : Li. İle ilgili. Den. In. Karşı. Nin. Yüzünden. -li. -dan. -den övünerek bahsetmek.

The best part : Çoğu. Yarısından fazla. En iyi kısım.

The best : En yerinde. Daniska. En iyisi.

The best of all : Hepsinin içinde en iyisi. En iyisi.

The best defense is offense : Kendini savunmanın en iyi yolu aktif olmaktır. En iyi savunma saldırıdır.

 

The best bet : En iyi yol. En çıkar yol. En iyisi.

İngilizce The best part of Türkçe anlamı, The best part of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The best part of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In the main : Alelekser. Ekseriyetle. Çoğunlukla. Çoğu kez. Genellikle.

The best part : En iyi kısım. Yarısından fazla.

Mainly : Çoğunlukla. Ağırlıklı olarak. Çoğunluk itibarıyla. Başlıca. Ağırlıklı olmak üzere. Esasen. Esas olarak. En çok. Daha çok.

Mosts : En fazla. En fazlası. En. En çok. Pek. Pek çok. En fazla miktar. Ekseriyet.

Predominantly : Ağırlıklı olmak üzere. Ağırlıklı olarak. Ezici bir çoğunlukla. Büyük bir çoğunlukla. Genelde.

The better part : Yarısından fazla.

The most : En. Pek çok. Rakamsal olarak en yüksek. Pek. En fazla miktarda. En fazla miktar. En fazla. En fazlası. En çok.

The many : Birçok. Bir çok. Halk. Binbir türlü. Bir hayli. Çoğunluk. Kitleler. Avam. Toplum geneli.

Many : Kaç. Birçok. Hayli. Köp. Bir çok. Adl. Çok. Birçoğu. Binbir türlü. Bir hayli.

Usually : Çokluk. Çoğu zaman. Genelde. Çoğunlukla. O'clock. Ekseriyetle. Ekseriya. Genellikle.

The best part of synonyms : most of, most, mostly.