The heat türkçesi The heat nedir
The heat ile ilgili cümleler
English: He doesn't like the heat of the summer.
Turkish: O yaz sıcağını sevmez.
English: I'm already accustomed to the heat of summer.
Turkish: Ben zaten yaz sıcağına alışkınım.
English: I can't put up with the heat any longer.
Turkish: Sıcaklığa daha fazla dayanamıyorum.
English: Ali says he can't put up with the heat any longer.
Turkish: Ali sıcaklığa daha fazla katlanamayacağını söylüyor.
English: Another interesting source of energy is the heat that can be recovered from radioactive waste material.
Turkish: Bir başka ilginç enerji kaynağı radyoaktif atık malzemeden elde edilen ısıdır.
The heat ingilizcede ne demek, The heat nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Heat : Östrüs. Bir özdeğin öğecikleri ya da özdecikleri düzeyindeki öteleme, dönme ve titreşim devinimleri ile ilgili toplam erkesi. Kızdırmak. Erkek hayvanla çiftleşmeye hazır, kızgınlık gösteren dişi hayvan. Bir özdeği, ısıldevingen bir durudan dahayüksek sıcaklıktaki ısıldevingen duruya götürmek için verilmesi gereken erke niceliği. Kızışmak. Kızmak. Daralmak. Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına ve bir iş yapmasına sebep olan fiziksel enerji. Kızgınlık.
The heat tribe : Yaprakları çoğunlukla almaşlı, nadiren karşılıklı, çiçekler er dişi, ışınsal simetrili, kapsül ya da kabaksı meyveleri olan, her dem yeşil, tırmanıcı, ülkemizde 8 cins ve 19 türle temsil edilen çalı ya da yan çalımsı bitkiler. Fundagiller.
In the heat of battle : Savaş zirve yapmış haldeyken. Savaşın sıcağında. Muharebenin ortasında. Muharebenin sıcağında. Savaşın ortasında.
In the heat of the moment : Sıcağı sıcağına. Bir şeyin tam orta yerinde. Fevri biçimde. Hemen. Olayların etkisinde kalarak. Olayın heyecanına kapılarak. Bir şeyin en civcivli anında. Düşünmeden. Zirve yapmış bir anda.
Turn on the heat : Baskıyı artırmak.
Put on the heat : Gözdağı vermek.
İngilizce The heat Türkçe anlamı, The heat eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The heat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flatfeet : Düztaban.
Feds : Devlet kolluk güçleri. Federaller. Federal görevliler. Federal memurlar.
Bull : Gaf. Vurguncu. Borsacı. Piyasayı yükseltmek (borsa). Sakçı. Çamyarması. Zırva. Hisselerin değerini yükseltmek.
Bluebottle : Kurt sineği. Belemir. Fizalya. Peygamberçiçeği. İri mavimsi sinek. Fizalya denizanası. Kurtsineği. Portekizli asker. Mavi kantaron.
Copped : Tutuklama. Yumak. Aşırmak. Enselemek. Masura. Yakalamak. Polis memuru. Çalmak.
Deputy : Delege. Muavin. Yardımcı. Şerif yardımcısı. Murahhas. Vekil olarak bakan. Millet vekili. Milletvekili. Vekil.
Bads : Kötülük. Doyumsuzluk varsayımının geçersiz olduğu, diğer bir deyişle daha azı daha çoğundan daha fazla fayda sağlayan, hormonlu et, kirli hava gibi mallar. Perişanlık. Kokuşmuş. Batak. Şanssızlık. Yıkım. Zarar. Küfürlü.
Cops : Polis memuru. Konik iplik yumağı. Tutuklama. Polisler.
Bobby : Polis memuru. Erkek ismi. Sakçı.
Bad : Perişanlık. Fena. Zarar. Kötü. Kokuşmuş. Çürük. Berbat. Terbiyesiz. Yetersiz çelgi.
The heat synonyms : bluebottles, flatfoots, flatfoot, copper, constable, awry, bobbies, cop, coppers, bulling, bulled.

Bu kısımda The heat kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The heat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The heat anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The heat ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.