The real thing türkçesi The real thing nedir

The real thing ile ilgili cümleler

English: Artificial leather can't compare with the real thing.
Turkish: Suni deri gerçeğiyle karşılaştırılamaz.

English: The portrait looks exactly like the real thing.
Turkish: Portre tam olarak gerçek şey gibi görünüyor.

English: It's the real thing.
Turkish: Bu orijinal.

English: I want the real thing.
Turkish: Gerçek şey istiyorum.

English: It's not the real thing.
Turkish: O gerçek şey değil.

The real thing ingilizcede ne demek, The real thing nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Real : Sahiden. Sahici. Real (finlandiya terimi). Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Asıl. Harbi. Samimi. Hakiki. Maddi. Gerçekten.

Thing : Gerekli şey. Olay. Giysi. Mevcudiyet. Konu. Kişi. Eşya. İhtiyaç. Yaratık. Nesne.

The real : Realite. Gerçek. Gerçeklik.

The real mccoy : Hakikisi. Orijinal. Gerçek. Orijinali. Alası. Aslı. Ta kendisi. Hası.

Real things : Önemli konular.

Capital of the realm : Kraliyet başkenti. Bir krallığın başkenti.

 

İngilizce The real thing Türkçe anlamı, The real thing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The real thing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prototypes : Prototip. İlk örnek. Asıl örnek. İlktipler.

Inventive : Yaratıcı. Özgün. Bulucu. Hünerli.

Unaccented : Vurgusuz. Aslı gibi.

Master copy : Asıl kopya. Orijinal kopya. Esas kopya. Ana kopya. Asıl. Ana kuşak.

Originals : Orijinal kimse. Özgün. Başlangıç. Asıl. Asıl nüsha. Asıl metin. Özgün canlı. Kaynak. Organizatör.

The real mccoy : Hakikisi. Aslı. Ta kendisi. Orijinali. Gerçek. Alası. Hası.

Novel : Oluştukları yerlerle çağları belirli, gerçek ya da dinleyenlerin anlayışına uygun gerçekdışı tansıksal olayları konu alan halk anlatımlarının tümü. bk. duygusal masal, öykücük, alışılmış masal, öykünce, yiğitlik masalı, krş. öykülü saga, gerçekçi masal. Acayip. Roman. Alışılmamış. Değişik. Özgün. Yeni çıkmış. Yeni. Öykü.

Unabridged : (yazı) kısaltılamamış. Eksiksiz. Özetlenmemiş. Tam. Kısaltılmamış.

Original : Özgün. Gerçek. İlginç tip. Bir şeyin ilk biçimi. Asıl. Asıl metin. Kaynak. Başlangıç. Yaratıcı.

The real thing synonyms : originalist, genuine article, autochthonal, prototype, authentics, authentic.