The way that türkçesi The way that nedir

The way that ile ilgili cümleler

English: I don't understand the way that he thinks.
Turkish: Onun konuşma tarzını anlamıyorum.

English: I don't like the way that guy is looking at me.
Turkish: Şu adamın bana bakma tarzını sevmiyorum.

English: I didn't like the way that movie ended.
Turkish: Ben filmin bitme şeklini sevmedim.

English: The way that she spoke hurt me.
Turkish: Onun konuşma şekli beni incitti.

The way that ingilizcede ne demek, The way that nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Way : Bakım. Gelenek. Gidişat. Davranış tarzı. Huy. Yön. Uzak mesafede. Taraf. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Yol.

That : Diye. Ki. O. O kadar. Bu kadar. -an. Şu. -en. Öteki. İçin.

The way : Yapma şekli. Yapılış şekli. Yöntem.

The way it should be done : Yapılması gereken yol. İşin yapılması gereken yolu -. Doğru dürüst yapılan. İyi yapılan.

 

At the parting of the ways : Ayrılma noktasında. Yol ayrımında. Farklı yönlere gitme durumunda.

The way things are : Nesnelere tarafsız bir gözle bakarsak. Olayların objektif olarak nasıl göründüğü. Böyle devam ederse. Bir durumun sonucu. Bu gidişle. Böyle gitmeye devam ederse. Böyle giderse.

Ask somebody the way : Yolu sormak.

Be in the way : Engel olmak. Ayak altında olmak. Kalabalık etmek. Yolu tıkamak. Engelleyen bir pozisyonda bulunmak.

All the way : Mümkün olduğu kadar. Başından beri. Her türlü. Başından sonuna kadar. Tamamen. Yolun sonuna kadar. Sonuna kadar. Yol boyunca. Her şekilde.

İngilizce The way that Türkçe anlamı, The way that eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The way that ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As if : -mışçasına. Sözde. -casına. Sanki. -cesine. -mış gibi. Tut ki. Mış gibi. Güya.

Just as : Aynen. Tıpkı. -iken. Nasıl ki. Olduğu anda. Tam o anda.

Same as : Aynı. İle aynı. Tıpkı. İle aynı tarzda. Benzer.

So as : Amacıyla. Ki. İçin. Kadar. Gibi suretle. -sın diye. -an şekilde. Veçhile için ki. Kadar gibi suretle.

As is : Şu ana kadar olduğu gibi. Bu şekliyle. Bu haliyle. Tıpkı. Şimdiki haliyle. Şimdiki durumuyla. Hiçbir değişiklik yapmadan. Olduğu gibi.

Quasi : Güya. Sanki. Diyesin. Benzeri. Sözde. Yarı. Hemen hemen.

As in : '-mişçesine. -da olduğu gibi.

Something like : Aşağı yukarı. Civarında. Gibisi. Kadar. İhtimal ki. Gibi bir şey. Yaklaşık olarak. Yaklaşık. Kabilinden.

All but : Dışında hepsi. -den başka. Yaklaşık olarak. Adeta. -den gayri hepsi. Hemen hemen. Az daha. Neredeyse. Az kalsın.

The way that synonyms : some like, kind of, as good as, like, as it were, after the fashion of, as.