The word türkçesi The word nedir
The word ile ilgili cümleler
English: According to the Oxford English Dictionary, the word 'set' has 430 different meanings or senses.
Turkish: Oxford İngilizce sözlüğüne göre 'set' kelimesinin 430 farklı anlamı ya da manası var.
English: According to Vladimir Chizhov, the word "pussy" is indecent.
Turkish: Vladimir Chizhov'a göre "pussy" sözcüğü uygunsuzdur.
English: Can you show me the word in the dictionary?
Turkish: Bana sözlükte kelimeyi gösterebilir misin?
English: Ali asked Mary what the word meant, but she didn't know either.
Turkish: Ali Mary'ye kelimenin ne anlama geldiğini sordu, fakat o da bilmiyordu.
English: Ali didn't use the word "impossible."
Turkish: Ali "imkansız" kelimesini kullanmadı.
The word ingilizcede ne demek, The word nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Word : Sözcüklerle ifade etmek. Haber. Belli bir amaç için bir birim olarak düşünülmesi uygun düşen bir damga dizgisi. Lügat. Bilgi. Kelime. Mesaj. Kısa konuşma. Sözcüklerle anlatmak. Söz.
From the word go : En başından beri. Baştan. Başından beri.
Instance of the word : Sözcük örneği.
Say the word : Sen söyle yeter. Emir vermek. Emretmek. Onaylamak. Bırakmak. Söylemen yeter. İzin vermek. Sadece söyle.
Suit the action to the word : Sözünle yaptığın bir olsun. Söylediğinle yaptığın birbirine uymalı. Dediğini yap. Özün sözün bir olsun.
The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.
İngilizce The word Türkçe anlamı, The word eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The word ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Empty talk : Boş konuşma. Anlamsız konuşma. Palavra. Boş laflar. Boş laf. Fasarya. Kuru gürültü. Anlamsız sözler. Boş sözler.
Spiels : Konuşma. Laf kalabalığı. Konuşmak. Satıcı ağzı.
Assurance : Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Sigorta. Kendinden eminlik. Teminat. Kendine güvenme. Vaat. Güvence. Güven. Kendine güven.
The book : Deftere işlemek. Kutsal yazılar. Tevrat. İncil. Kitap. Yer ayırtmak. Deftere geçirmek. Ayırtmak. Yer tutmak.
Conceives : Anlamak. Yaratmak. Tasavvur etmek. Akıl erdirmek. Ortaya çıkarmak. Kavramak. Düşünmek. Tasarlamak. Yazmak. Kurmak.
Passwords : Şifre.
Be enunciative of : Anlatmak.
Asseveration : Bildiri. Tanığın söylediklerinin gerçek olduğunu vicdanen temin etmesi. Beyan. İddia.
Wordbooks : Libretto. Sözlük. Lügatçe.
Amounting : Sonuca varmak. Miktarında. Eşit olmak. Anlamına gelmek. Toplama ulaşmak. Kadar. Baliğ. Kadar etme.
The word synonyms : empty words, say, scriptures, spiel, air, countersign, catchword, wordy, affirming, faiths, word, conceive, statement, wordier, parole, bibles, mottoes, amounted, allege, scripture, connoting, vocables, testaments, countersigned, bible, engagement, amount, cipher, spieling, testament, breathes, assurances, aired.

Bu kısımda The word kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The word ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The word anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The word ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.