Therapeutic dose türkçesi Therapeutic dose nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Sağaltıcı doz.
  • Etkili doz.
  • Terapötik doz.

Therapeutic dose ingilizcede ne demek, Therapeutic dose nerede nasıl kullanılır?

Therapeutic : Sağlığa yararlı. Tedavisel. Terapötik kazanç faktörü. Tedavi edici. Terepatik. Asalağı doğrudan doğruya konakçı üzerinde ortadan kaldıran ilaç ya da işlem. bk. koruyucu. Şifa verici. Sağlığa kavuşturucu. İyileştirici.

Dose : Belli bir dozda ilaç vermek. İstenilen etkiyi oluşturan ilaç miktarı. Belli ölçüde ilaç vermek. Doz. Dozunu ayarlamak. Bir defada verilen ilaç miktarı. Kamışı kırma. Düze. Belirli bir dozda ilaç.

Therapeutic approach : Terapatik yaklaşım. Tedavi edici yaklaşım. Bir problemin çözülene kadar geniş anlamda tedavisini içeren yaklaşım.

Therapeutic bioequivalence : Bir müstahzarın, etkililiği ve güvenliliği daha önce saptanmış olan başka bir müstahzarla aynı etkin maddeyi içermesi ve aynı etkililik ve güvenliliği klinik olarak göstermesi durumu. Terapötik eş değerlik.

Therapeutic incompatibility : Terapötik geçimsizlik. Biri diğerinin fizyolojik veya farmakolojik antagonisti olan ilaçları veya biri diğerini akut zehirlenmeye veya ölüme neden olacak derecede potansiyalize eden ilaçların aynı tedavi programında kullanılması sonucu oluşan geçimsizlik.

 

Therapeutic index : Sağıltım dizini. Terapötik indeks. Bir ilacın zehirli veya öldürücü miktarıyla onun sağaltıcı miktarı arasındaki oran veya genişlik, güvenlik indeksi. ortalama zehirli dozun (zd50) ortalama tedavi edici doza (ed50) bölünmesiyle elde edilen değer (zd50/ed50). ortalama öldürücü dozun (öd50) ortalama tedavi edici doza (ed50) bölünmesiyle elde edilen değer (öd50/ed50). Sağaltıcı dizin. Tedavi indeksi.

İngilizce Therapeutic dose Türkçe anlamı, Therapeutic dose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Therapeutic dose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Batın. Karın. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

 

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Effective dose : Etkin doz. İstenen etkiyi oluşturan ilaç miktarı, sağaltıcı doz, terapodik doz.

Therapeutic dose synonyms : a c deformity, abaxial, abdominal palpation, abdominal distention, abdominal pain, a dna, a c syndrom.