Thorough türkçesi Thorough nedir

Thorough ile ilgili cümleler

English: He is very thorough about everything.
Turkish: Her şey hakkında çok titizdir.

English: Have you had a thorough medical checkup within the last year?
Turkish: Geçen yıl sağlık kontrolü yaptırdın mı?

English: Ali has written a very thorough report.
Turkish: Ali çok kapsamlı bir rapor yazmıştır.

English: Detective Dan Anderson and his team conducted a more thorough search in the park.
Turkish: Dedektif Dan Anderson ve takımı, parkta daha kapsamlı bir araştırma yaptı.

English: A thorough investigation is now in progress.
Turkish: Şimdi kapsamlı bir soruşturma devam ediyor.

Thorough ingilizcede ne demek, Thorough nerede nasıl kullanılır?

Thorough bass : Sürekli bas.

Thorough check : Dikkatli kontrol. Yoğun araştırma. Eksiksiz kontrol. Baştan ayağa kontrol.

Thorough cleaning : Temizleme. Derinlemesine temizlik. Tam anlamıyla temizlik. Dezenfekte etme. Parlatma. Kusursuz temizlik. Dip köşe temizlik.

Thorough examination : Yoğun test. Tam test. Tam muayene. Tam inceleme. Eksiksiz inceleme.

Thorough investigation : Derin soruşturma. Derinlemesine araştırma. Geniş çaplı araştırma.

 

Thoroughgoing : Yürümeye alışık. Tam. Eksiksiz. Kusursuz. Daniska. Esaslı. Mükemmel.

Thorough search : Kusursuz araştırma. Tüm alanların araştırılması. Metadolojik araştırma. Geniş kapsamlı araştırma. Detaylı araştırma.

Thoroughfares : Cadde. İşlek cadde. Geçit. Geçiş yolu. Yerleşim yeri içindeki ana yol. Suyolu. Yol.

Thoroughbred : Cins. Şık. Soylu. Bilgili. Kültürlü. Tam. Safkan. Safkan at. Gösterişli.

Thoroughfare : Cadde. Geçiş yolu. Yol. Yerleşim yeri içindeki ana yol. Suyolu. İşlek cadde. Geçit.

İngilizce Thorough Türkçe anlamı, Thorough eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thorough ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comprehensive : Meslek ortaokulu (ingiliz ingilizcesi). Etraflı. Genel. Tam veya her şey dahil. İdrak edebilen. Geniş kapsamlı. Anlama yeteneği olan. Kuşatıcı.

Cautious : Sakıngan. Müdebbir. Basiretli. İhtiyatlı. Önemli. Sakınan. Temkinli. Tedbirli.

Solidest : Türdeş. Bütün. Birlik olan. Aynı türden. Koyu. Yekpare. Tek parça. Güvenilir. Som.

Captious : İnce eleyip sık dokuyan. Müşkülpesent. Asılsız. Tenkitçi. Boş. Yanıltıcı. Kusur bulan. Zor beğenir. Kılı kırk yaran.

Vital : Önemli. Öldürücü. Çok önemli. Hayati. Mecburi. Canlı. Can alıcı. Çok gerekli. Hayat dolu.

 

Essential : Köklü. Öz. Temel. Asli. Asıl. Şart. Ç.gerekli şeyler. Esas özellik. Gerekli. Zorunlu.

Blithering : Allah'ın cezası. Su katılmadık. Saçma sapan konuşan. Lanet olası. Sapına kadar. Bitmek bilmez anlamsız konuşma. Çok.

Elaborate : İncelikli. Ayrıntılı bir şekilde hazırlamak. Açmak. Detaylandırmak. Detaylı. Üzerinde durmak. Özenle hazırlanmış. Karmaşıklaştırmak. İnce işle ve emekle meydana getirmek.

Encyclopediac : Yoğun. Ansiklopedi ile ilgili. Geniş çapta bilgi içeren. Ansiklopedik. Ansiklopediye ait.

Beyond praise : Nefis.

Thorough synonyms : faultlessly, across the board, itemized, excellent, canniest, belter, definitive, religious, assiduous, delicate, well rounded, deepest, beauts, based, generic, diverse, chary, deeper, subtler, complete, global, far out, correct, a1, clearest, blanker, exhaustive, at length, clean, demanding, profounder, founded, perfect.

Thorough zıt anlamlı kelimeler, Thorough kelime anlamı

Careless : Özensiz. İhmalci. İlgisiz. Kaygısız. Pervasız. Düşünmeden söylenmiş ya da yapılmış. Düşüncesiz. Bilgisiz. Dikkatsiz. Gafil.

Incomplete : Eksik. Tamamlanmamış. Natamam. Sonuçlanmamış. Kusurlu. Bitmemiş. Yarım kalan. Noksan.

Thorough ingilizce tanımı, definition of Thorough

Thorough kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Passing through. As, thorough lights in a house. Through. A furrow between two ridges, to drain off the surface water. Thoroughly.