Thresh türkçesi Thresh nedir

  • Harman yapmak.
  • Harman dövmek.
  • Düven sürmek.
  • Dövmek (harman).

Thresh ile ilgili cümleler

English: Ali is threshing wheat.
Turkish: Ali buğday harmanlıyor.

English: My children are threshing wheat.
Turkish: Çocuklarım buğday harman ediyorlar.

English: Ali picked Mary up the same way a man carries his new bride across the threshold and gave her a kiss on the cheek.
Turkish: Ali yeni gelinini eşikten taşıyan bir adamla aynı şekilde Mary'yi kaldırdı ve onu yanağından öptü.

English: I am threshing wheat.
Turkish: Ben buğday harman ediyorum.

Thresh ingilizcede ne demek, Thresh nerede nasıl kullanılır?

Thresh out : Ayrıntılarıyla görüşmek.

Thresh over old straw : Eski defterleri karıştırmak.

Thresh straw : Eski defterleri karıştırmak.

Threshed : Harman dövmek.

Thresher : Harmanı döven kimse. Sapanbalığı. Sapdöğer. Harman makinesi. Sapdöver harman makinesi. Harman dövme makinası. Harman dövme makinesi. Harman dövücü. Harmancı. Batöz.

Threshing machine : Çırçır makinesi. Harman dövme makinesi. Döven makinesi. Batöz. Harman makinesi. Sapdöver harman makinesi.

Threshing sled : Döven.

Thresher shark : Sapan balığı. Sapanbalığı.

Threshes : Harman dövmek. Harman yapmak. Dövmek (harman). Düven sürmek.

Threshers : Harman dövme makinesi. Harman döven. Harman dövme makinası. Harman dövücü. Sapdöver harman makinesi. Harmancı. Harmanı döven kimse. Harman makinesi. Batöz. Sapdöğer.

 

İngilizce Thresh Türkçe anlamı, Thresh eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thresh ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shake : Titreme. Silkmek. Çırpmak. Çalkalamak (sıvıyı). Sallamak. Sarsma. Yakasını kurtarmak. Çalkalamak. Sarsmak. Titretmek.

Flail : Sağa sola sallamak. Dövmek. Harman döveni. Döven. Pataklamak.

Thrashed : Dayak atmak. Yenmek. Denize karşı seyretmek. Dövmek. Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Kamçılamak. Pöstekisini sermek. Kıvranmak.

Toss : Çalkanmak. Kıpırdanmak. Fırlatmak. Sallamak. Atma. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı ya da karşılama hakkı için öncelik sağlayan eylem. Tartışmak. Yazı-tura atmak. Sallanmak (tekne). Sallama.

Thrash : Kıvranmak. Kamçılamak. Denize karşı seyretmek. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Yenmek. Pöstekisini sermek. Dövmek. Dayak atmak. Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek.

Agitate : Altüst etmek. Telaşlandırmak. Ortalığı karıştırmak. Sallamak. Tahrik etmek. Propaganda yapmak. Çalkalanmak. Kışkırtmak. Acı vermek. Çalkalamak.

Thrashes : Kırbaçlamak. Dövmek. Kamçılamak. Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek. Dayak atmak. Pöstekisini sermek. Kıvranmak. Denize karşı seyretmek. Yenmek.

Whip : Çevirmek. Döndürmek (topaç vb.). Fırlamak. Vurmak (kamçı, baston vb ile). Kamçı. Dalgalanmak (bayrak vb.). Parlamentoda parti denetçisi. Döndürmek (topaç). Aşırmak. Dolamak (ip).

 

Beat : Sıklıkları yakın iki dalganın girişimi ile oluşan ve sıklığı, sıklıklar çıkarımına eşit olan dalga. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Alt etmek (argo terim). Vuru. Vuruş. Vurmak. Darbe. Çalmak (davul). Yuvasından çıkarmak (av). Çarpma.

Thresh synonyms : thresh about, jactitate, threshed, thrash about, slash, convulse, flap, threshes.

Thresh ingilizce tanımı, definition of Thresh

Thresh kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Thrash.