Throws türkçesi Throws nedir
Throws ile ilgili cümleler
English: The tree throws a shadow on the grass.
Turkish: Ağacın gölgesi çimlere vuruyor.
English: Sometimes, as the Earth orbits the Sun, it comes between the Sun and the Moon. When this happens, the Earth throws a dark shadow across the Moon. This is known as an eclipse of the Moon, or a lunar eclipse.
Turkish: Bazen, Dünya güneşin etrafında dönerken o, güneşle ay arasına gelir. Bu olduğu zaman dünya ay karşısında karanlık bir gölge atar. Bu, bir ay tutulması ya da bir ay tutulması olarak bilinir.
English: The boy throws a stone.
Turkish: Oğlan bir taş atıyor.
English: My wife throws my money around as if I were the richest man in town.
Turkish: Ben kasabada en zengin adammışım gibi karım paramı sokağa atıyor.
Throws ingilizcede ne demek, Throws nerede nasıl kullanılır?
Missed throws : Bir oyuncunun çembere yaptığı atışların düzgün gitmemesi durumu. Eli bozuk.
Throwster : Kumarcı. Bükücü. İbrişim büken kimse.
Overthrows : İpliğin bobin kenarından aşağıya doğru çekilmesi. Düşürmek. Çökertmek. Yıkılma. Devirmek. Yıkmak.
Throw a banquet : Ziyafet vermek.
Throw a fight : Maçı satmak. Maçı bilerek kaybetmek.
Throw a spanner in the works : Çarkına etmek. Mani olmak. Engellemek. İşi bozmak. Vitesleri durdurmak. Taş koymak. Dişlileri durdurmak. Faaliyetin durmasına sebep olmak. Tekere çomak sokmak. İçine etmek.
Throw a game : Kasten yenilmek. (maçı veya müsabakayı) bilerek kaybetmek. Şike yapmak.
Throw a race : Şike yapmak.
Throw a hand grenade : Küçük bir patlayıcı madde atan. El bombası fırlatmış.
Throw a firebomb : Yangın bombası fırlatmak. Molotof kokteyli fırlatmak. Bir patlayıcı madde fırlatmak.
İngilizce Throws Türkçe anlamı, Throws eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Throws ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alimentary tract : Sindirim kanalı. Sindirim bölgesi. Sindirim sistemi veya kanalı. Mide-bağırsak yolu. (anatomi terimi) sindirim borusu. Yiyeceklerin geçtiği sindirim sisteminin boru şeklindeki kanalı (ağızdan anüse kadar uzanır ve yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsağı kapsar). Sindirimin gerçekleştiği ve atıkların çıkartıldığı.
Scarfed : Sürekli bir yüzey etkisi yaratmak için bir kaplama ile uyması için kesilmiş. Atkı. Geçme yeri. Yuva. Eşarp. Kaşkol. Boyunbağı. Geçirmek. Geçme. İki ucu arasında bir birleşim yeri olan.
Jettison : Yük boşaltımı. (gemiyi hafifletmek için) denize yüke atıma. Ağırlık boşaltmak. Yük atmak. Safra atmak. Gemi yükünün bir kısmının denize atılması. Safra atma. Ağırlık azaltma. Denize atmak (tehlike anında gemiyi hafifletmek için yükü). Başından savmak.
Dropping : Damlatma. Gübre. Birikinti. Düşme. Damlama. Sarkma cam biçimlendirme. Sızıntı. Damlayan.
Caparisoned : Süsleme. Giyecek. Donatmak. Giysi. Süslemek. Elbise. Eyer örtüsü. Haşe örtmek. Haşe.
Coating : Kat çekme. Astar. Taban üzerine çeşitli yapıda katın sıvanması. Kaplama. Tabaka. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Kat. Örtme. Paltoluk kumaş.
Ejeted material : Yanardağların etkinlikleri sırasında gazların basıncı ile katı ya da yarı erimiş özdekleri havaya savurmaları.
Ash removal : Kül alma. Kül atma.
Gunfire : Top ateşi. Silah sesi. Ateş. Ateş etme. Silah ateşi.
Pelts : Taşa tutmak. Post. Atmak. Taş atmak. Deri (hayvan). Taşlamak. Şakır şakır yağmak. Taşa tutma. Şiddetli yağma.
Throws synonyms : digestive tube, pharyngeal tonsil, third tonsil, gustatory organ, pharyngeal recess, upper respiratory tract, flap down, luschka's tonsil, gi tract, tonsilla adenoidea, tonsilla pharyngealis, deep six, capelet, degradations, covering, lob, hurtle, ejection, pulsating, shy, pharynx, laryngopharynx, pitch, cloths, neck, shawled, projection, pistol shot, cast, hurled, flick, launchings, pitching.
Throws zıt anlamlı kelimeler, Throws kelime anlamı
Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareket etmemek.
Disengage : Bağlantısını kesmek. Affetmek. Bağlantılarını kesmek. Kurtarmak. Kurtulmak. Serbest bırakmak. Salıvermek. İlişkisini kesmek. Boşa alma. Avaraya almak.
Switch off : Elektrik akımını kesmek. Kapamak. Bırakmak. Söndürmek. Devreyi açmak. (düğmeye basıp) söndürmek. Düğmesini çevirerek elektrikli bir aygıtı kapatmak. (düğmeye basıp) kapatmak. Devreyi kesmek.
Throws antonyms : switch on.

Bu kısımda Throws kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Throws ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Throws anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Throws ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.