Thrust oneself in türkçesi Thrust oneself in nedir

Thrust oneself in ingilizcede ne demek, Thrust oneself in nerede nasıl kullanılır?

Thrust : Dürtmek. İtmek. Tıkmak. Süngülemek. Zorla (bir duruma) sokmak. Saplamak. Sıkıştırmak. Dayamak. Sokmak. Hücum etmek.

Oneself : Kendine. Kendisi. Bizzat. Kendi kendine. Kendi. Kendi kendini. Kendini.

In : Tutulan. İç. Çok moda olan. Dahili. Olarak. İçeri doğru yönelen. Halinde. Da. İçine. İçinde.

Thrust oneself into : Kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak. Davetsiz gelmek.

Thrust oneself forward : Kendini öne çıkarmak.

Make oneself inconspicuous : Göze çarpmamaya çalışmak. Dikkat çekmekten kaçınmak.

Let oneself in for something : Kaşınmak veya aranmak.

Let oneself in : Kapıyı anahtarla açıp içeriye girmek.

Find oneself in : Kendi başına bulmak. Kendi kendine bulmak. Kendisi sağlamak.

Bury oneself in : Kendini bir işe gömmek.

İngilizce Thrust oneself in Türkçe anlamı, Thrust oneself in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thrust oneself in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be mixed up : Kafası karışmak. Şaşırmak. Zihni karışmak.

Butt : Uç uca gelmek. Nişan. Dipçik. Dip kısım. Kafa atma. Kıç. İzmarit. Uç uca birleştirmek. Maskara.

Blent : Harmanlanmış. Harmanlamak. Karıştırılmış. Karıştırmak. Uyum sağlamak. Kaynaşmak.

 

Interfere : Çatışmak. Engellemek. Girişmek. Dokunmak. Araya girmek. Müdahale etmek. Parazit yapmak. Yoluna çıkmak.

Amalgamated : Birleştirmek. Cıvayla karıştırılmış. Cıva ile karıştırmak. Birleşmek. Karıştırmak.

Be involved in : İle bağlantılı olmak. -e bulaşmak. İşin içine girmek. -e karışmak. -de yer almak. İle meşgul olmak. İle uğraşmak.

Interloping : Müdahale etmek. Başkasının işine karışmak. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi).

Horn in : Maydanoz olmak. Bir işe burnunu sokmak. Salça olmak. Lafa karışmak.

Intermeddling : Başkalarının işine karışan. Müdahale eden. İşe karışan. Burnunu sokan.

Interlopes : Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi). Başkasının işine karışmak. Müdahale etmek.

Thrust oneself in synonyms : amalgamates, admix, become complicated, butt in, butt in on, interloped, amalgamating, intermeddle, barged, kibitz, amalgamate, chisel in, be mixed up in, interferes, blend, chime in, interfered, be confused, interlope, barge, barge in.