Thymocyte türkçesi Thymocyte nedir

  • Timus gözeni.
  • Boyun altı bezi (timüs) içinde meydana gelen olgunlaşmamış lenfositlere verilen özel ad.
  • Timus gözesi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Timosit.

Thymocyte ingilizcede ne demek, Thymocyte nerede nasıl kullanılır?

Thymocytus : Timosit. Timüsün korteksinde yer alan hücreler.

Thymol : Kekik ve mercan köşkün yapısında bulunan, antimikrobiyal özelliği olan esansiyel bir yağ asidi. bakteri ve mantarlara karşı etkili olan ve özellikle ağız, boğaz ve vajinaya uygulanacak çözeltilere de % 1 oranında katılan koku giderici etkisi de bulunan bir bileşik. Timol. Antiseptik madde.

Thymol iodide : Timol iyodür. Timolün iyot türevlerinin bir karışımı olup en az iyot oranının belirtilmesi koşul olan bir ürünü.

Thymoleptic : Depresyon ve cinnet gibi ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaç (tıp veya medikal terimi). Antidepresan.

Thymoma : Timom. Timüsün epitelinden gelişen, değişen derecelerde lenfoid infiltrasyon içeren, iyi kapsüllenen, genellikle nodüler ve sanen ırkı keçiler dışında seyrek görülen bir çeşit tümör. Timoma.

Lymphoepithelial thymoma : Lenfosit ve mekik hücreleriyle bol miktarda kistik boşluklar içeren, kapsüllü bir timüs tümörü. Lenfoepiteliyal timom.

Bromthymol blue : Sütteki ph değişikliğinin tespitinde kullanılan indikatör madde, bromotimol mavisi. Bromtimol mavisi.

 

Lymphoid thymoma : Lenfoid timom. Timüste oluşan, düzensiz biçimli, 5-15 cm çapında, düzensiz yuvarlak biçimli, lenfositlerden köken alan tümör, timik lenfom.

Thymosins : Timozinler. Timozin. Boyun altı bezi (timüs) tarafından salgılanan t lenfositlerinin olgunlaşması olayına giren bir polipeptit sınıfı.

Bromothymol blue : Bromotimol mavisi. Bromtimol mavisi.

İngilizce Thymocyte Türkçe anlamı, Thymocyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thymocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Thymocytus : Timüsün korteksinde yer alan hücreler.

 

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Thymocyte synonyms : abo blood groups system, aardwolf, abductor muscle, acacia, abiotic factor, aardvarks, abacus bodies.