Ticking türkçesi Ticking nedir

  • Şilte.
  • Kalın bez.
  • Sıkı dokunmuş kumaş.
  • Yatak veya yastığın yüzünü yapmaya elverişli kumaş.
  • Tık tık.
  • Minder kumaşı.
  • Yastık yüzlüğü.
  • Kılıflık kumaş.
  • Çadır kumaşı.
  • Yastık kılıfı kumaşı.

Ticking ile ilgili cümleler

English: The clock was ticking.
Turkish: Saat tik tak ediyordu.

English: Ali says he'll be sticking around after the meeting.
Turkish: Ali toplantıdan sonra takılacağını söylüyor.

English: The clock is ticking.
Turkish: Saat tik tak yapıyor.

English: It's only when I can't sleep at night that the ticking of the clock bothers me.
Turkish: Sadece gece uyuyamadığım zamanlar saatin tik tak sesleri beni rahatsız eder.

English: A pencil is sticking out of your pocket.
Turkish: Cebinden bir kalem sarkıyor.

Ticking ingilizcede ne demek, Ticking nerede nasıl kullanılır?

Ticking of the clock : Zaman ilerledikçe saatin tik tak ilerlemesi. Saatin tik takı.

Ticking off : İşaretlemek. Sinirlerini ayağa kaldırmak. Paylamak. Azarlamak. İşaret koymak. Sinirden kudurtmak. Tik koymak. Fırça çekmek. Yanına işaret koymak (listede bulunan bir maddenin).

Tickings : Minder kumaşı. Yatak veya yastığın yüzünü yapmaya elverişli kumaş. Sıkı dokunmuş kumaş. Kalın bez. Şilte. Yastık kılıfı kumaşı. Çadır kumaşı. Tık tık.

 

Anticking : Dans etmek. Muziplik etmek. Zıplamak. Tuhaf davranmak.

Pigsticking : Domuz avı. Domuz kesme.

Sticking into : Saplama.

Stickier : Yapışkan. Zor. Zorlu. Aşırı nemli. Tatsız. Yapış yapış. Kötü. Yapışkanlı. Berbat. İnatçı.

Stickiest : Yapış yapış. Yapışkanlı. Islak. Gönülsüz. Kötü. Tatsız. Yapışkan. İsteksiz. Berbat. Zor.

Sticking : Kaynama. Yapışkanlı. Tutukluk. Pörtlek. Yapışkan. Batırma. Sıkışma. Tutmak. Yapışma. Yapışmak.

Stickiness : Havanın aşırı nemli oluşu. Yapışkanlık. Basıklık. İnatçılık.

İngilizce Ticking Türkçe anlamı, Ticking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ticking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloth : Dokuma. Din adamlığı. Bez örtü. Çaput. Bez. Yelken. Cilt bezi. Sofra örtüsü. Rahiplik. Örtü.

Ticktock : Bir saat tarafından çıkarılan düzenli tik tak sesi. Tik tak. Tiktak.

Tictac : Tiktak.

Mattresses : Yatak. Minder.

Textile : Tekstil ürünü. Tekstil. Dokuma işleri. Dokuma. Mensucat. Dokuma kumaş. Dokunmuş kumaş. Dokumacılık.

Fabric : Doku. Yapı. Bez. Çatı. İskele. Nesiç. Bünye. Dokuma. Kumaş.

Sound : Selen. Yerinde. Sağlam. Muayene etmek. Geçerli. Sert. Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer. Güvenilir. Kuvvetli. Deliksiz (uyku).

Material : Materyal. Özdek. Gerekli. Malzeme. Kumaş. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Madde. Maddesel. Zaruri.

Mattress : Yatak. Minder. Örtü bitki. Döşek. Uyku pedi. Örtüsel kaplama. Somya.

Ticking synonyms : tocktact, tickings, knock knock, tick, rat tat tat.

Ticking ingilizce tanımı, definition of Ticking

Ticking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called also ticken. A strong, closely woven linen or cotton fabric, of which ticks for beds are made. It is usually twilled, and woven in stripes of different colors, as white and blue.