Time wages türkçesi Time wages nedir

  • Ücretin çalışma süresine göre belirlendiği sistem. krş. akord ücret sistemi.
  • Zamana göre ücret.
  • Saat ücreti.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Zaman süresi ücretleri.

Time wages ingilizcede ne demek, Time wages nerede nasıl kullanılır?

Time : Defa. Vakit. Zamanlama yapmak. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Zamanlamak. Ayarlamak. Yerbilim zamanı. -in zamanını ölçmek. Kere. Saat tutmak.

Wages : Bedel. Gündelik. İş sözleşmesi gereğince işverence işçiye ödenen para. Ecir. Ücret. Karşılık. Haftalık. Ücretler. İşçi ücreti.

Time after time : Art arda. Defalarca. Birçok kere. Birbiri ardınca. Tekrar tekrar. Kırk kez. Çoğu kez. Sık sık.

Time aggregation : Zaman toplulaştırması.

Time and a half : Bir buçuk katı.

Time and again : Defalarca. Birçok kere. Çoğu kez. Kaç kez. Tekrar tekrar. Birbiri ardınca. Art arda. Defaatle.

İngilizce Time wages Türkçe anlamı, Time wages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Time wages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Wages per hour : Sögen vergini.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Per hour : Her sögen. Saatte. Saat başına. Saati.

Time wages synonyms : abnormal budget, abnormal budget receipts, a group shares, hourly rate, ability rent, timely wages, a shift in individual demand, a shift in demand, a change in supply, abolition of forced labour convention.