Timetables türkçesi Timetables nedir

  • Program.
  • (tren vb) tarife.
  • Saat tarifesi.
  • Herhangi bir ulaşım biçiminde kalkış ve varış saatlerini gösterir tarife.
  • Süre.
  • Ders programı.
  • Tarife (tren veya uçağa veya vapur veya otobüs ait).
  • Belli zaman dilimlerine ayrılmış program.
  • Sefer tarifesi.
  • Tarife.

Timetables ile ilgili cümleler

English: The grade seven and the grade eight students both have completely separate timetables.
Turkish: Yedince ve sekizinci sınıf öğrencilerinin tamamen ayrı zaman çizelgeleri var.

Timetables ingilizcede ne demek, Timetables nerede nasıl kullanılır?

Set a timetable : Hangi zamanda belirli görevlerin yapılması gerektiğine dair bir zaman çizelgesi yaratmak. Bir zaman çizelgesi oluşturmak.

Timetable : Tarife (tren veya uçağa veya vapur veya otobüs ait). Sefer tarifesi. Program. Süre. Tarife. Ders programı. Belli zaman dilimlerine ayrılmış program. Herhangi bir ulaşım biçiminde kalkış ve varış saatlerini gösterir tarife. Saat tarifesi. (tren vb) tarife.

Timetabling : Zaman çizelgeleme.

Antimetabolit : Antimetabolit. Enzim molekülünde koenzim veya substrat durumundaki esas metabolitin yerini alarak enzimin bloke olmasına neden olan ilaç veya zehir.

Antimetabolite : Antimetabolit. Metabolizmayı engelleyen madde. Karşıt etkin. Karşı-metabolit.

İngilizce Timetables Türkçe anlamı, Timetables eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Timetables ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tariffs : Fiyat listesi. Gümrük vergisi. Gümrük. Tarifeler. Gümrük tarifeleri.

Scroll : Ekranda görüntü kaydetme. Süslü yazı. Liste. Parşömen tomarı. Nöbet cetveli. Uzun ve kıvrımlı kağıt belge. Tomar. Kemanın kıvrık ucu. Taslak.

Agendums : Görüşülecek konular. Gündem. Yapılacak işler taslağı.

Continuance : Uzatma. Bir süreç ya da gidişin aralıksız süregelmesi. Kalıcılık. Sürüp gitme. Süreklilik. Devam. Temdit. Devam etme. Kesiksizlik.

Scale of charges : Harç tarifesi.

Receipts : Hasılat. Alınma (mektup vb.). İhracat gelirleri. Makbuz. Yemek tarifi. Alma. Okundu bilgisi. Gelirler. Alındı.

Receipt : Makbuz vermek. Alındı. Hasılat. Fiş. Tahsilat. Alınma. Reçete. Tesellüm. Kazanç.

Directions : Yönetme. İstikamet. Açıklama. Kumanda. Kullanma talimatı. Yönerge. Emir. Talimat. Yön.

Durations : Devam süresi. Sürek. Süreklilik. Müddet. Zaman. Süreç. Devam.

Timetables synonyms : dur, syllabi, dies, lineups, bout, sked, due, bouts, card, statements, timetable, agendum, prospectuses, cards, prospectus, schedule, due date, softwares, tariff, recipes, duration length, syllabuses, distance, recipe, duration, programme, program, routines, gamut, delay, lineup, syllabus, statement.