Timin nedir, Timin ne demek
Timin; Biyoloji, Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
1.Yirmi ya da yirmi dört kiloluk tahıl ölçeği. 2.Dört kiloluk tahıl ölçeği. 3.İki, iki buçuk kiloluk tahıl ölçeği.
Yirmi dört kiloluk ölçü birimi.
Biyoloji'deki anlamı:
Deoksiribonükleik asitlerin bileşimine giren bir pirimidin bazı.
Kimya'da terim anlamı:
DNA nın yapısında bulunan , 335 °Cde bozunan , renksiz kristal yapıda bir çekirdek bazı. 5-metilurasil.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
DNAnın yapısında bulunan bir pirimidin bazı.
Teknik terim anlamı:
Deoksiribonükleik asitlerin bileşimine giren bir primidin bazı.
Ağaç su testisi. (Başkışla Karaman Konya).
Timin hakkında bilgiler
Timin (C5H6N2O2, 2-oksi-4-oksi-5-metilpirimidin, 2,4-dioksi-5-metilpirimidin, 5-metilurasil), DNA'daki nükleik asitlerin bazlarından birisidir. Adenin ile bir baz çifti oluşturabilir. Adenin ile aralarında 2 adet zayıf Hidrojen bağı bulunur. Timin, deoksiriboz ile birleşince bir nükleosit olan timidin'i oluşturur. Timidin, bir, iki ya da üç fosforik asit grubuyla birleşerek sırasıyla TMP, TDP ve TTP'yi (timidin monofosfat, timidin difosfat ve timidin trifosfat) oluşturur. RNA'da timin yerine urasil bulunur.
Timin anlamı, kısaca tanımı
Timi : 1.İç dizliği, don. 2.İç donu yapılan bir çeşit bez. Sağlam vücutlu. Sıkı dokunmuş bir çeşit kumaş
Timin dimeri : Pirimidin dimeri.
Timinciler : Aydın ilinde, Koçarlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Timinna : Buğday ölçeği : Buğdayın timinnası üç mecidiyeye çıktı.
Timinnağı : Altı okkalık tahıl ölçeği : Timinnağı doldu mu ?.
Timinneğe : Altı okkalık tahıl ölçeği.
Timinni : İstanbul kilesinin on altıda biri.
Timidin monofosfat : Bir fosfat, timin ve deoksiribozdan oluşan nükleotit. Timin, riboz ve bir fosfat grubu kapsayan nükleotit, timidilat, TMP.
Timidin trifosfat : Üç fosfat grubuna sahip timidin nükleotit.
Timidin difosfat : İki fosfat grubuna sahip timidin nükleotit.
Nükleik asitler : Nükleotit denen ve pürin ya da pirimidin bazlarının biri, riboz ya da deoksiriboz şekerinden biri ve bir fosforik asitten oluşan birimlerin tekrarlanması ile meydana gelen ve çekirdekte ve sitoplâzmada bulunan asitler. DNA, RNA. Bütün canlı hücrelerde, özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan DNA ve RNA gibi asitler.
Fosforik asit : Fosfor, hidrojen ve oksijenden oluşan, suda kolay çözünen, 42 °C'de eriyen, gübre, sabun, deterjan yapımında ve eczacılıkta kullanılan, kristal yapılı, sıvı durumda, renksiz bir asit (H3PO4).
Hidrojen bağı : Herhangi bir atomun, hidrojen atomu ile elektron ortaklaşması yaparak oluşturdukları görece güçsüz bağ. F, O, N gibi elektronegatifliği yüksek atomları içeren polar bileşiklerde (HF, H2O, NH3, vs.), pozitifleşmiş H atomunun, diğer molekülün ortaklanmamış elektron çifti ile köprü oluşturması esasına dayanan bir çekim kuvveti. Hidrojen bağı, kovalent bağın %10'u kadar etkili olduğu halde, bileşiklerin erime noktası, kaynama noktası, kristal yapısı, çözünürlük gibi özelliklerini belirler; selüloz ile bileşiklerin bağlanmasında, kağıt endüstrisinde, DNA'daki adenin-urasil bağlanması gibi birçok biyokimyasal kompleks yapılarda önemli rol oynar. Oksijen veya azot gibi bir elektronegatif atom ve bir hidrojen atomu arasındaki zayıf bir elektrostatik çekimle oluşan bağ. Genellikle oksijen ve azot gibi negatif elektrik yüklü atomlarla diğer bir negatif yüklü atomlara kovalent olarak bağlanmış hidrojen atomları arasında oluşan ve koparılması için 4-5 kcal/mol enerji gereken kimyasal bağ.
Nükleik asit : Bütün canlı hücrelerde özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan kompleks asit gruplarından her biri.
Su testisi : Su koymaya yarayan topraktan yapılmış su kabı.
Asit grubu : Organik asitlerin tamamında bulunan monovalan karboksil kökü.
Pirimidin : Nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına giren ve pürinlerle çiftler oluşturan, bazıları fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak da metabolizmaya giren, canlı hücrelerde sitozin, urasil ve timin gibi çeşitleri bulunan azotlu bazlar. Nükleotit ve nükleik asitlerde bulunan azotlu ve altıgen pirimidin halkasına sahip sitozin, timin, urasil bazından biri.
Nükleosit : Riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan herhangi bir grup bileşik. Adenozin, sitidin, üridin, timidin, guanidin gibi. Bir pürin veya pirimidin bazının riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan bir bileşik.
Başkışla : Karaman kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Hidrojen : Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir gaz, müvellidülma (simgesi H).
Diğer dillerde Timin anlamı nedir?
İngilizce'de Timin ne demek ? : thymine

Bu kısımda Timin nedir? Timin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Timin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Timin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.