Tincts türkçesi Tincts nedir

Tincts ile ilgili cümleler

English: Don't you trust your instincts?
Turkish: Sezgilerine güvenmiyor musun?

English: Go with your instincts.
Turkish: İçgüdülerinle birlikte git.

English: Follow your instincts.
Turkish: İçgüdülerinizi izleyin.

English: Ali followed his instincts.
Turkish: Ali içgüdülerini izledi.

English: Animals act according to their instincts.
Turkish: Hayvanlar içgüdülerine göre hareket ederler.

Tincts ingilizcede ne demek, Tincts nerede nasıl kullanılır?

Extincts : Soyu tükenmiş. Tükenmiş. Sönmüş. Bitmiş. Doğada tükenmiş. Soyu kurumuş. Nesli tükenmiş. Sönük. Battal. Sona ermiş.

Instincts : Kabiliyet. Sezgi. Yetenek. İçgüdü.

Maternal instincts : Anne sevgisi. Analık duygusu-dürtüsü. Ana yüreği.

Tinct : Renkli boyamak. Açmak. Renge boyamak. Renk vermek (arkaik). Renklendirmek. Hafifçe boyamak. Renk vermek.

Tincted : Hafifçe boyamak. Renklendirmek. Açmak. Renge boyamak. Renkli boyamak. Renk vermek. Renk vermek (arkaik).

Tincture of iodine : Tentürdiyot.

Tincting : Açmak. Renkli boyamak. Renk vermek. Renklendirmek. Renk vermek (arkaik). Hafifçe boyamak. Renge boyamak.

Tincture : Hafif etkilemek. Tentür. Hafif renk. Renk. Alkolle karıştırılmış madde. Hafifçe boyamak. Hafifçe renklendirmek. İz. Eser. Ruh.

 

Tinctorial : Renksel. Renk veya boyaya ilişkin. Tinktoryal. Boyama ile ilgili. Renklendirme veya boyama ile alakalı veya bunlara ilişkin.

Tinctures : Renk. Eser. Ruh. Alkolle karıştırılmış madde. Hafifçe boyamak. Hafif renk. Hafifçe renklendirmek. İz. Hafif etkilemek. Tentür.

İngilizce Tincts Türkçe anlamı, Tincts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tincts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tinted : Hafif boyalı. Açmak (renk).

Break : Değişiklik. Parçalamak. Çözmek. Çiğnemek. Söylemek. Mahvetmek. İhlal etmek. Ani değişim. Bozdurmak. Sınmak.

Counterchanged : Değiş tokuş etmek. Yerini değiştirmek. Yerlerini değiştirmek. Yer değiştirilmesine neden olmak. Karşılıklı değiştirmek. Renk ile çeşitlendirmek. Çeşitlendirmek. Değiştirme.

Acumination : Bir yaprak ucunun şekli (botanik terimi). Genişlik veya kalınlık açısından giderek incelen uç. Bilemek. Keskin uçta sona eren.

Shows : Görünmek. İbraz etmek. Dışa vurmak. Belli olmak. Belli etmek. Belirtmek. Göstermek. Sahnelemek. Gösterimde olmak.

Tinting : Açmak (renk). Renk verme. Renklendirme. Yalama.

Tinged : Renklendirmek (az). Hafif etkilemek. Katmak.

Enliven : İhya etmek. Yaşam bulmak. Canlandırmak. Renk katmak. Neşelendirmek. Hayat bulmak. Cana can katmak. Hareketlendirmek.

Tincts synonyms : gregory goodwin pincus, maillot, gregory pincus, bring up in conversation, tincted, tinge, hose, bared, colourise, salt, showed, clothed, bare, enlivens, cave, acuminate, colourised, tinctured, tinctures, shown, pigmented, color, tint, colour, bares, tincturing, colourising, break open, broached, broach, show, broaching, clothe.

Tincts zıt anlamlı kelimeler, Tincts kelime anlamı

Discolor : Solma. Bozmak. Rengini değiştirmek. Rengini bozmak. Solmak. Soldurmak. Leke. Rengi değişmek. Lekelemek.