Tincted türkçesi Tincted nedir

Tincted ingilizcede ne demek, Tincted nerede nasıl kullanılır?

Extincted : Yok edilmiş. Kaldırılmış. Nesli tükenmiş. Varisi olmayan. İlga edilmiş.

Distincter : Daha bariz.

Tinct : Renk vermek. Renk vermek (arkaik). Açmak. Renkli boyamak. Renge boyamak. Renklendirmek. Hafifçe boyamak.

Tincting : Renk vermek. Renklendirmek. Hafifçe boyamak. Açmak. Renk vermek (arkaik). Renge boyamak. Renkli boyamak.

Tinctorial : Renk veya boyaya ilişkin. Renklendirme veya boyama ile alakalı veya bunlara ilişkin. Tinktoryal. Renksel. Boyama ile ilgili.

Tincture of iodine : Tentürdiyot.

A fine distinction : İnce fark.

Tincture : Hafif etkilemek. Alkolle karıştırılmış madde. Hafifçe renklendirmek. Hafif renk. Renk. Hafifçe boyamak. İz. Ruh. Tentür. Eser.

Tinctures : Ruh. İz. Hafifçe renklendirmek. Tentür. Hafif renk. Eser. Renk. Hafif etkilemek. Alkolle karıştırılmış madde. Hafifçe boyamak.

Tincture of opium : Afyon tentürü.

İngilizce Tincted Türkçe anlamı, Tincted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tincted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tipped : Uçlu. Devirme. Filtreli.

Bares : Çıkarmak. Soymak. Açık. Açılmak. Gözle görülür hale getirmek. Açığa vurmak. Çıplak.

 

Tincturing : İz. Hafifçe renklendirmek. Eser. Tentür. Hafif etkilemek. Alkolle karıştırılmış madde. Ruh. Hafif renk. Renk.

Acuminate : Akuminat. Bir uca doğru giderek incelmek (botanik terimi). Sivrileştirmek. Ucu sivri. Sivri uçlu. Sivrileşen.

Counterchanged : Değiş tokuş etmek. Çeşitlendirmek. Renk ile çeşitlendirmek. Yer değiştirilmesine neden olmak. Yerini değiştirmek. Karşılıklı değiştirmek. Değiştirme. Yerlerini değiştirmek.

Bared : Çıkarmak. Soymak. Yalın. Açılmak.

Canted : Uçlu. Eğik. Eğimli. Yayvan. Eğil. Meyilli. Taraklı. Eğilmiş. Filtreli. Yatık.

Broached : Delmek. İleri sürmek.

Enlivens : Neşe vermek. Yaşam bulmak. Şenlendirmek. Canlandırmak. Renk katmak. Neşelendirmek. İhya etmek. Hayat bulmak. Cana can katmak.

Tincted synonyms : tinct, leaning, tinge, clothed, salt, tincture, atilt, tinges, shows, colourised, clothe, tincts, colour, broach, counterchange, cave in, show, tingeing, tinging, pigmenting, colourise, enliven, tinged, broaches, bloom, broaching, showed, inclined, break, cave, colour up, bring up the subject, adenoidal.

Tincted zıt anlamlı kelimeler, Tincted kelime anlamı

Horizontal : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Yatay. Ufki. Düz. Yatay yerleştir. Yatay düzlem. Ufka ait. Yatay çizgi. Horizontal.

Vertical : Dik. Amudi. Şakuli. Dik, dikey. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Tepede olan. Düşey. Eğikliği 90° olan katman. Düşey katman.

Low : (ses) yavaş. Düşük. Alçak. Yıkmak. Böğürme. Böğürmek (inek veya öküz). Az. Böğürmek. Ucuz.