Tinct türkçesi Tinct nedir

Tinct ile ilgili cümleler

English: All forms of life have an instinctive urge to survive.
Turkish: Bütün hayvan türleri yaşamak için içgüdüsel dürtüye sahiptir.

English: Ali instinctively backed away.
Turkish: Ali içgüdüsel olarak geri çekildi.

English: About 600 languages are in process of extinction, because of English.
Turkish: İngilizce nedeniyle yaklaşık 600 dil tükenme sürecindedir.

English: Ali reacted instinctively.
Turkish: Ali içgüdüsel olarak tepki gösterdi.

English: Ali followed his instincts.
Turkish: Ali içgüdülerini izledi.

Tinct ingilizcede ne demek, Tinct nerede nasıl kullanılır?

Tincted : Renkli boyamak. Renk vermek (arkaik). Renge boyamak. Hafifçe boyamak. Renk vermek. Renklendirmek. Açmak.

Tincting : Renge boyamak. Renkli boyamak. Açmak. Renk vermek (arkaik). Renk vermek. Renklendirmek. Hafifçe boyamak.

Tinctorial : Renklendirme veya boyama ile alakalı veya bunlara ilişkin. Tinktoryal. Renk veya boyaya ilişkin. Renksel. Boyama ile ilgili.

Tinctorially : Renklendirerek. Boyayarak.

Tincts : Renk vermek (arkaik). Renk vermek. Renkli boyamak. Açmak. Renge boyamak. Renklendirmek. Hafifçe boyamak.

Act on instinct : İç güdü ile hareket etmek. Aniden hareket etmek. Sezgilerine göre hareket etmek. Doğal bir şekilde hareket etmek.

 

A fine distinction : İnce fark.

Almost extinct : Nesli tükenmek üzere. Yok olmaya yüz tutmuş.

Tincturing : Renk. Alkolle karıştırılmış madde. Hafifçe boyamak. Hafifçe renklendirmek. Hafif etkilemek. Tentür. Ruh. İz. Eser. Hafif renk.

Tincture : Tentür. Hafif etkilemek. Hafifçe renklendirmek. Hafifçe boyamak. İz. Hafif renk. Ruh. Eser. Renk. Alkolle karıştırılmış madde.

İngilizce Tinct Türkçe anlamı, Tinct eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tinct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tingeing : Renk katmak. Nebze. Tadı bir yemekte azıcık bulunmak. Katmak. Belirti. (-in tadı) (bir yemekte) azıcık bulunmak. Renklendirmek (az). Hafif renk vermek.

Colourising : Bir şeye renk katmak. Siyah beyaz filmi renkli yapmak. Siyah-beyaz bir film ya da fotoğrafı renklendirmek.

Acumination : Bir yaprak ucunun şekli (botanik terimi). Bilemek. Keskin uçta sona eren. Genişlik veya kalınlık açısından giderek incelen uç.

Enliven : Hayat bulmak. Renk katmak. Cana can katmak. Neşe vermek. Neşelendirmek. Yaşam bulmak. Canlandırmak. İhya etmek. Şenlendirmek.

Touch : Tamamlayıcı ilave. Değme. Taç. Yetmek. Elini sürmek. Teğet geçmek. Bağlantı. Para sızdırmak. Temas. El sürmek.

Bring up the subject : Konuyu açmak.

Complexion : Yön. Doğa. Mahiyet. Genel görünüm. Gidişat. Renk. Ten rengi. Görünüm. Tutum. Yüzün rengi.

Break : Ani değişim. Bozmak. Paydos. Dalmak. Çözmek. Çiğnemek. Sınmak. Kırılma. Bozulmak. Teneffüs.

Stain : Lekelenmek. Vernik. Kirlenmek. Boyamak. Boyanmak. Kirletmek. Leke etmek. Leke olmak. Leke yapmak.

 

Tinct synonyms : colour in, color in, colourize, colorise, colorize, bring up in conversation, tincture, cave, bares, acuminate, bloom, clothed, tinctured, counterchange, show, tinge, pigmented, counterchanged, tincts, tinging, shown, colourise, tincturing, broaches, broached, clothe, henna, colour up, color, broach, enlivens, colour, shows.

Tinct zıt anlamlı kelimeler, Tinct kelime anlamı

Discolor : Rengini değiştirmek. Bozmak. Solma. Rengi değişmek. Soldurmak. Leke. Lekelemek. Rengini bozmak. Solmak.

Tinct ingilizce tanımı, definition of Tinct

Tinct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To color or stain. Tinge. Tinged. To tint. Color. Tincture. Tined. Tint. To imblue.