Tory türkçesi Tory nedir

  • Muhafazakar partili.
  • Muhafazakar parti üyesi.
  • İngiliz kralına bağlılık taraftarı (amerikan ingilizcesi).

Tory ile ilgili cümleler

English: "Confessions" by St. Augustine tells us the timeless story of an intellectual quest that ends in orthodoxy.
Turkish: Aziz Augustine tarafından yazılan "İtiraflar" bize ortodokslukta biten entelektüel arayışın zamansız bir hikayesini anlatır.

English: "Tom and Mary have broken up." "That's ancient history."
Turkish: "Tom ve Mary ayrılıyor." "Bu eski hikaye."

English: "Did Jesus walk over water and then turn it into wine?" "No, that's a different story!"
Turkish: "İsa su üzerinde mi yürüdü ve onu şaraba mı dönüştürdü?" "Hayır bu başka bir konu!"

English: "Is his story true?" "I'm afraid not."
Turkish: "Hikayesi doğru mu?" "Korkarım değil."

English: A bear wrote the story.
Turkish: Bir ayı hikaye yazdı.

Tory ingilizcede ne demek, Tory nerede nasıl kullanılır?

Toryism : Muhafazakar parti prensipleri. Tutuculuk.

Abditory : Değerli eşyaların saklandığı yer.

Abjuratory : Sözünü geri alma veya inkar kabilinden. İnkar. Sözünü geri alma.

Absolute respiratory insufficiency : Absolüt respiratorik yetmezlik. Mutlak solunum yetmezliği. Solunum yetmezliğinin dinlenme sırasında görülmesi, absolüt respiratorik yetmezlik.

 

Academic preparatory class : Akademik hazırlık dersi. Akademik hazırlık sınıfı. Çözüm getiren kurs. Öğrencinin akademik kuruma kabul edilmesi için verilen hazırlık dersi.

Actual inventory : Hazır stok. Hazır mevcut.

Acceleratory : Hızlanabilen. Hızlandırıcı.

Administered territory : İdare edilen bölge. Elde tutulan topraklar. Yönetilen bölge.

Accusatory : Suçlayan. Suçlayıcı.

Active directory viewer : Etkin dizin görüntüleyicisi.

İngilizce Tory Türkçe anlamı, Tory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blue : Kederli. Çarçur etmek. Açık saçık. Mavi yapmak. Çürümüş. Maviye boyamak. Müstehcen. Blue. Morarmış.

Bluest : Çürümüş. Açık saçık. Sınav. Çivitlemek. Çarçur etmek. Keyifsiz. Çivit. Morali bozuk. Mavi.

Conservatives : Muhafazakar. Sağcı.

Bluer : Çivitlemek. Hüzünlü. Sınav. Mavi yapmak. Çarçur etmek. Morali bozuk. Maviye boyamak. Açık saçık. Müstehcen. Keyifsiz.

Englishman : İngiliz erkeği. Britanyalı. İngiliz.

Bourbon : Mısır ve çavdar viskisi. Viski. Muhafazakar seçmen (abd). Bourbon viski. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir. Burbon. Amerikan viskisi.

Bourbons : İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Burbon. Bourbon viski. Mısır ve çavdar viskisi. Missouri eyaletinde şehir. Muhafazakar seçmen (abd). Viski. Amerikan viskisi.

American : Amerikan. Amerikalı. Amerika'ya özgü. Amerika.

Conservative : Yalın. Muhafazakar. İhtiyat. Dikkatli. Riske girmek istemeyen. Mutedil. Eski kafalı. Önlemli.

Tory synonyms : tories.

Tory ingilizce tanımı, definition of Tory

Tory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of ro pertaining to the Tories. An earnest supporter of exsisting royal and ecclesiastical authority. A member of the conservative party, as opposed to the progressive party which was formerly called the Whig, and is now called the Liberal, party.