Total product of labour türkçesi Total product of labour nedir

  • Diğer üretim faktörleri sabitken, değişik emek miktarları için elde edilen toplam üretim miktarı.
  • Emeğin toplam verimliliği.
  • İktisat alanında kullanılır.

Total product of labour ingilizcede ne demek, Total product of labour nerede nasıl kullanılır?

Total : Toplamak. -in toplamı (belirli bir miktar) olmak. Tam. Tümcül tiyatro. Tüm. Tutar. Etmek. Toplam. Toplam miktar. Bir toplama işleminin ürünü ya da tamsayım sonucu.

Product : Genellikle satılan, süt, yumurta, yün gibi üretilen bazı şeyler. bir veya daha fazla sayıdaki diğer maddelerden biyolojik, kimyasal veya fiziksel değişimlerin sonucu meydana gelen bir madde. Verim. Ortaya çıkarılan, elde olunan, üretilen mal. Meyve. Bileşke. Eğitim, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üretilen mal ve hizmetler. Netice. Hasıla. Mahsul.

Of : -den. Nin. Den. Yüzünden. Hakkında. -nin. In. -dan. -nın. Karşı.

Labour : İşçi sınıfı. İşgücü. Emek harcamak. İş gücü. Doğum sancısı. Güçlükle hareket etmek. Çalışma. Doğum. İş. ä°şçi partisi üyesi.

Total product of capital : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişik sermaye miktarı karşılığında elde edilen toplam üretim miktarı. Sermayenin toplam verimliliği.

Marjinal product of labour : Diğer üretim faktörleri sabitken, emek miktarındaki bir birimlik değişmenin toplam üretimde yol açtığı değişme. Emeğin marjinal verimliliği.

 

Average product of labour : Emeğin ortalama verimliliği. Diğer üretim faktörleri sabitken, değişen emek değerlerine bağlı olarak birim emek başına elde edilen ürün.

Product of labour : Marksist yaklaşımda emeğin, doğrudan kullanım veya değişim için ürettiği bütün ürünler. Emek ürünü.

Total physical product of labour : Emeğin toplam verimliliği. Diğer üretim faktörleri sabitken, değişik emek miktarları için elde edilen toplam üretim miktarı.

İngilizce Total product of labour Türkçe anlamı, Total product of labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Total product of labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Total product of labour synonyms : total physical productivity of labour, total productivity of labour, total physical product of labour, abnormal budget, a change in supply, ability to pay principle, abolition of forced labour convention, a change in demand, a change in individual demand, a shift in supply, abnormal budget receipts.