Tow türkçesi Tow nedir

  • Çekmek.
  • Yedmek.
  • İtmek (gemi bir veya birkaç mavnayı).
  • Yedekte çekmek.
  • Çekmek (halatla veya zincirle).
  • Römork yapmak.
  • Yedekleme halatı.
  • Yedeklemek.
  • Yanında gezdirmek.
  • Yedeğe almak.
  • Çekici ile çekmek.

Tow ile ilgili cümleler

English: Burak called for a tow truck.
Turkish: Burak çekici bir kamyon çağırdı.

English: Ali has already called for a tow truck.
Turkish: Ali zaten bir çekici çağırdı.

English: The policeman didn’t tow your car away.
Turkish: Polis senin arabanı çekerek götürmedi.

English: He drives a tow truck.
Turkish: O bir çekici sürücüsüdür.

English: Did you call a tow truck?
Turkish: Bir çekici çağırdın mı?

Tow ingilizcede ne demek, Tow nerede nasıl kullanılır?

Tow away : (taşıtı) çekerek götürmek. Çekici ile götürmek. Çekmek.

Tow boat : İtici römorkör. Römorkör. Romorkör tekne.

Tow car : Kurtarıcı. Çekici. Çekici araç. Çekici kamyon.

Tow hawser : Yedek halatı.

Tow headed snake : Çift başlı yılan.

Have in tow : Yedeğe almak. Yanında gezdirmek. Yedekte bulundurmak.

Tow path : Kanal veya su taşımacılığına uygun ırmağa paralel ve mavnaları halatla çeken atların kullandığı yol. Çekme yolu.

Tow rope : Permeçe. Çekme ipi. Yedekte çekme halatı. Çekme halatı. Çekmek için kullanılan güçlü kablo. Yedek halatı. Yedek ip.

 

Tow truck : Kurtarma aracı. Kurtarıcı. Çekici (araç). Çekici araç. Çekici. Çekici kamyon.

Take in tow : Yedeğe almak. Yedekte çekmek.

İngilizce Tow Türkçe anlamı, Tow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abided : İkamet etmek. Sadik kalmak. Dayanmak. Sadık kalmak. Katlanmak. Tahammül etmek. Baki kalmak. Kalmak. Sadık kalmak (vaade veya karara).

Schlep : Sürüklemek.

Arrest : Yakalamak. Yakalama. Durma, sürekli olan hareketin veya faaliyetin durması. Tutuklamak. El koymak. Varış. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Arrest. Önünü almak.

Attracts : Cezbetmek.

Backed up : Geriye doğru hareket etmek. Destek sağlamak. Desteklenmiş. Orijinalinin zarar görmesi veya kaybolması durumunda kullanılmak üzere bir kopyasını çıkarmak. Bir aracı ters yöne doğru sürmek. Birikmek. Birinin ifadesini desteklemek veya teyit etmek. Yedeğini almak (özellikle de bilgisayar dosyalarında). Arka çıkılmış.

Shlep : Serserice dolaşmak. Aşırı güç sarfederek çekmek.

Abides : Sadik kalmak. İkamet etmek. Kalmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Katlanmak. Dayanmak. Kurala uymak. Uymak. Durmak.

Have in tow : Yedekte bulundurmak.

Attract : Cezbetmek. Kendine çekmek. Çekmek (çekici olma vb). Cazip gelmek. Celp etmek. Mıknatısın demir tozlarını çekmesi.

Haulage : Karayolu taşıma ücreti. Çıkarma. Karada kamyonla taşıma ücreti. Çekme. Nakliye. Taşıma. Nakliye ücreti. Çekiş. Nakliye vergini. Nakletme.

Tow synonyms : pull along, appeal, abidden, abrook, absorbs, abide, towage, tug, take in tow, allure, accite, absorb, back up, allures, make a backup, tows, allured, abstract, towed, haul, draw, double.

 

Tow ingilizce tanımı, definition of Tow

Tow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To draw or pull through the water, as a vessel of any kind, by means of a rope. The coarse and broken part of flax or hemp, separated from the finer part by the hatchel or swingle. A rope by which anything is towed. A towline, or towrope.