Tow away türkçesi Tow away nedir

  • Çekmek.
  • (taşıtı) çekerek götürmek.
  • Çekici ile götürmek.

Tow away ile ilgili cümleler

English: Between meals, he usually manages to stow away a generous supply of candy, ice cream, popcorn and fruit.
Turkish: Yemekler arasında genellikle bol miktarda şekerleme, dondurma, patlamış mısır ve meyve yiyebiliyor.

English: Stow away carefully the clothes you removed.
Turkish: Çıkardığın giysileri dikkatlice yerine koy.

Tow away ingilizcede ne demek, Tow away nerede nasıl kullanılır?

Tow : Çekmek. Yedekleme halatı. Yanında gezdirmek. Römork yapmak. Yedeğe almak. Yedmek. Yedeklemek. Yedekte çekmek. Çekmek (halatla veya zincirle). Çekici ile çekmek.

Away : Buradan. Yok. Devamlı. Uzakta. Deplasman maçı. Uzak. Yola çıkmış. Durmadan. Bir yana. Deplasmanda.

Tow boat : İtici römorkör. Romorkör tekne. Römorkör.

Tow car : Kurtarıcı. Çekici kamyon. Çekici araç. Çekici.

Tow hawser : Yedek halatı.

Tow hook : Çeki kancası. Çekme kancası.

Tow headed snake : Çift başlı yılan.

İngilizce Tow away Türkçe anlamı, Tow away eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tow away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allured : Ayartmak. Aklını başından almak (argo terim). Aklını başından almak. Çekme. Büyülemek. Cezbetmek. Çekici. Baştan çıkarmak. Albeni.

 

Abided : Kurala uymak. Sadik kalmak. Durmak. Baki kalmak. Sadık kalmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Uymak. İkamet etmek. Dayanmak.

Allure : Çekme. Ayartmak. Aklını başından almak. Cezbetmek. Çekici. Aklını başından almak (argo terim). Aklını çelmek. Büyülemek. Cazibe.

Allures : Aklını başından almak. Ayartmak. Cezbetmek. Büyülemek. Çekme. Albeni. Baştan çıkarmak. Aklını başından almak (argo terim). Çekici.

Attract : Kendine çekmek. Çekmek (çekici olma vb). Cazip gelmek. Mıknatısın demir tozlarını çekmesi. Cezbetmek. Celp etmek.

Absorbs : Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Anlamak. Emmek. Absorbe etmek. Kendine katmak. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Özümsemek. Kavramak. Yutmak. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi).

Abide : Tab getirmek. Kurala uymak. Gözlemek. İkamet etmek. Sadık kalmak. Dözmek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Beklemek. Çıdamak.

Abrook : Katlanmak. Dayanmak.

Arrest : Bloke etmek. Çekmek (dikkat). Varış. Kesmek. Tutuklamak. Durdurmak. Önlemek. Götürmek. Gelen kimse. El koymak.

Abides : Beklemek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Durmak. Uymak. İkamet etmek. Sadık kalmak. Dayanmak. Baki kalmak. Kalmak.

Tow away synonyms : abidden, appeal, abstract, absorb, attracts, accite.