Yedeklemek nedir, Yedeklemek ne demek

  • Bir şeyin yedeğini sağlamak
  • Yedekte çekmek, yedeğe almak.

Yerel Türkçe anlamı:

Kolay akması için suyun önünü açmak.

[Bakınız: yedmek]

Bir kimseyi elinden tutup götürmek, bir hayvanı yedeğe alıp çekmek

Birini kandırıp götürmek.

Hayvanın yularından tutarak yürümek

Birini desteklemek, güç, hız vermek.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bunu yapan kimsenin eylemi.

Bir filmin çevrilmesi sırasında bir oyuncunun bazı görünçlüklerdeki oyununu başkasına oynatmak.

Diğer sözlük anlamları:

Yedekte çekip götürmek.

İngilizce'de Yedeklemek ne demek? Yedeklemek ingilizcesi nedir?:

double

Yedeklemek anlamı, tanımı:

Yedek : Redif. Hayvanı yedeğe alan ip, yular. Gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan, asıl karşıtı. Yularından çekilerek götürülen boş binek hayvanı. Gereğinde kullanılmak için fazladan bulundurulan, ayrılmış olan.

Sağlamak : Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.

Çekmek : Yollamak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Asmak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Taşıma gücü olmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Germek. İmbik yardımı ile elde etmek. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. İçine almak, emmek. İçki içmek. Herhangi bir anlama almak. Boya, badana vb. sürmek. Aynısını yazmak veya çizmek. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Kaçan ilmeği örmek. Öğütmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Yürütmek, sürmek. Hoşa gitmek, sarmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Daralıp kısalmak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Tartıda ağırlığı olmak. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Örtmek, giymek. Döşemek. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Yol, ay sürmek. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Çizgi durumunda uzatmak. Atmak, vurmak. Herhangi bir engel kurmak.

 

Bir : Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Sadece. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Beraber. Sayıların ilki. Tek. Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.

 

Almak : Kazanç sağlamak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Görevden, işten çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. İçine sığmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Başlamak. Soldurmak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Sürükleyip götürmek. Kabul etmek. Erkek, kadınla evlenmek. İçecek veya sigara içmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. İçeri girmesini sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Birlikte götürmek. Yutmak, kullanmak. Ele geçirmek, fethetmek. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Yer değiştirmek. Bürümek, sarmak, kaplamak. Satın almak. Göreve, işe başlatmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Kısaltmak, eksiltmek. Örtmek, koymak. Çalmak. Temizlemek. Yolmak, koparmak. Tat veya koku duymak.

Diğer dillerde Yedeklemek anlamı nedir?

İngilizce'de Yedeklemek ne demek? : to back up

Fransızca'da Yedeklemek : réserver