Tracheid türkçesi Tracheid nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Damarlı bitkilerde bulunan, ligninden oluşmuş bir duvarı bulunan, su ileten ksilem (odun) hücresi tipi.
- Damarlı bitkilerde bulunan, ligninden oluşmuş bir duvarı olan, su ileten ksilem hücresi tipi.
- Trakeit.
Tracheid ingilizcede ne demek, Tracheid nerede nasıl kullanılır?
Scalariform tracheid : Merdivenli geçit. Trakea elementlerindeki kenarlı geçitlerde enine uzanmış ve dikey sıralanmış geçit tabakası. skalariform geçit, skaliform geçit.
Tracheids : Trakeit.
Tracheitis : Trakeitis. Soluk borusu iltihabı. Soluk borusu yangısı. Trakeit.
Feline viral rhinotracheitis : Kedi herpesvirüs-1in neden olduğu, genellikle 1-2 haftalık kedi eniklerinin üst solunum yolu hastalığı. ateş, aksırık, salya akması, ağızdan solunum, öksürük ve serözden irinliye değişen burun ve gözyaşı akıntılarıyla belirgindir. Kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonu. Kedilerin viral rinotrakeitisi.
Infectious bovine rhinotracheitis : Enfeksiyöz sığır rinotrakeitisi. Sığırların bulaşıcı rinotrakeitisi.
Tracheae : Solunum organı (böcek). Yaprak damarı. Nefes borusu.
Tracheal stenosis : Soluk borusunun daralması. Trakeal stenoz. Trake stenozisi.
Tracheal percussion : Soluk borusu perküsyonu. Akciğer sahasında saptanan asamiyetin plöritis eksudativadan mı yoksa pnömoniden mi ileri geldiğini anlamak için yapılan bir perküsyon çeşidi, trakel perküsyon. Trakel perküsyon.
Turkey rhinotracheitis : Hindilerde bordetella avium tarafından oluşturulan, oldukça bulaşıcı, düşük ölüm oranıyla seyreden, trakede yassılaşma, biçim bozukluğu ve yassı hücreli metaplaziyle belirgin bir üst solunum yolları enfeksiyonu, hindi nezlesi, bordetella avium rinotrakeitisi, hindi korizası, bordotellozis. Hindi rinotrakeitisi.
Rhinotracheitis : Rinotrakeitis. Burun ve soluk borusunun birlikte yangısı. Sığırlarda görülen üst solunum yolu enfeksiyonu.
İngilizce Tracheid Türkçe anlamı, Tracheid eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tracheid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli.
Tracheitis : Soluk borusu iltihabı. Trakeitis. Soluk borusu yangısı.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Tracheid synonyms : aardwolf, vascular tissue, tracheids, acacia, a protein, abiotic factor, abductor muscle, a cell, abacus bodies, xylem.
Tracheid ingilizce tanımı, definition of Tracheid
Tracheid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A wood cell with spiral or other markings and closed throughout, as in pine wood.

Bu kısımda Tracheid kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tracheid ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tracheid anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tracheid ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.