Trading year türkçesi Trading year nedir
- Ticari yıl.
- İşletme ve kurumların bir yıllık gelir ve giderlerini içeren hesap dönemi.
- Hesap yılı.
- İktisat alanında kullanılır.
Trading year ingilizcede ne demek, Trading year nerede nasıl kullanılır?
Trading : Alım satım yapma. Ticaret yapma. Ticari. Alış veriş. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Tecim. İş hacmi. İşlem görme. Ticaret.
Year : Yaş. Yıl. Uzay, ekonomi alanlarında kullanılır. Sene. İhtiyarlık. 12 aylık süre. yıllar yasalarına göre çeşitli bölümlere ayrılmıştır: a) takvim yılı: 1 ocaktan, 31 aralık gece yarısına kadar geçen süre. b) akçalı yıl: 1 marttan 28 şubat günü akşamına, kadar süregelen ve devlet bütçesinin uygulanıldığı dönemi gösteren yıl. c) iş yılı: hangi günlemle başlarsa başlasın 365 günden yasalarına göre çalışılmayan günler çıkarıldıktan sonra işçinin iş başında geçirmekle yükümlü bulunduğu günler toplamı, d) izin yılı: işçinin yasalarına göre çalışmış sayıldığı ve çalıştığı günler toplamının 365 sayısını doldurması, e) tam yıl: yılın herhangi bir gününden gelecek yılın aynı gününe kadar geçen süre. Güneş'in ilkbahar noktasından art arda iki geçişi arasında kalan zaman süresi ; yer'in güneş çevresinde bir kez dolanması için geçen zaman.
Trading account : Ticari hesap. Ticaret hesabı.
Trading area : Ticaret bölgesi. Ticari alan.
Trading at a discount : Hisse senedinin borsada çıkarım fiyatından daha düşük fiyattan alınıp satılması. Kırdırımlı ticaret.
Trading at a premium : Primli ticaret. Hisse senedinin borsada çıkarım fiyatından daha yüksek fiyattan alınıp satılması.
İngilizce Trading year Türkçe anlamı, Trading year eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trading year ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Accounting year : Hesap dönemi. Hesap senesi. Mali yıl. Muhasebe yılı.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Trading year synonyms : fiscal year, a pass through certificate, a group shares, abnormal budget, a change in individual demand, a shift in supply, commercial year, abnormal budget expenditures, a type mutual funds, financial year.

Bu kısımda Trading year kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trading year ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trading year anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trading year ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.