Trailblazer türkçesi Trailblazer nedir

Trailblazer ingilizcede ne demek, Trailblazer nerede nasıl kullanılır?

Trailblazers : Yol açan kimse. Öncü.

Trailblazing : İzcilik. Öncü. Bilinmeyen bölgeleri keşfetme. Öncü olma. Çığır açan. Bir yolun kaplanması. Kendilerinin öncü olduklarını düşünen insanların hareketleri veya fikirleri. Işık ile işaretleme.

İngilizce Trailblazer Türkçe anlamı, Trailblazer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trailblazer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advanced guard : Öncü birlik.

Pacesetters : Alanında lider. Lider. Alanında öncü. Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi. Kalp atışlarını düzenleyen aygıt. Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün.

Leader : Müşteri çeken ucuz mal. Başyazı. Başta gelen kimse. Baş. Başmakale. Bando şefi. Şef. Önde gelen kimse. Reis.

Bannerbearer : Bayraktar. Sancaktar. Alemdar.

Initiators : Önayak olan kimse. Reaksiyon oluşturan madde. Başlatan kimse. Teşvik eden. Başlatan. Başlatıcı.

Advance guard : Öncü birlik. Avangard. Öncü kuvvet.

Pacesetter : Kalp atışlarını düzenleyen aygıt. Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi. Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün. Alanında lider. Lider. Alanında öncü.

 

Initiator : Reaksiyon oluşturan madde. Yığın iletişiminde bilgi ve iletiler üreten ve bunları iletişim araçlarıyla alıcıya ileten odak. Önayak olan kimse. Başlatıcı. Kaynak. Başlatan. Teşvik eden. Başlatan kimse.

Innovator : Yenileyici. Mucit. Yenilikçi. Markaların yenilenmesini yapan ya da bulguya daha başka yenilikler ekleyerek onu geliştiren. Yenilik yapan kimse.

Pathfinder : Kaşif. Rehber. Çığır açan kimse. Yol gösterici. Kılavuz. Bulucu.

Trailblazer synonyms : pioneer, pioneers, pioneered, pioneering, groundbreaker, advanced, conceiver, guide, avant garde, mastermind, trailblazers, scout, apostle, originator, avant.