Trailblazers türkçesi Trailblazers nedir

Trailblazers ingilizcede ne demek, Trailblazers nerede nasıl kullanılır?

Trailblazer : Yol açan kimse. Öncü.

Trailblazing : Çığır açan. Bir yolun kaplanması. İzcilik. Işık ile işaretleme. Öncü olma. Kendilerinin öncü olduklarını düşünen insanların hareketleri veya fikirleri. Bilinmeyen bölgeleri keşfetme. Öncü.

İngilizce Trailblazers Türkçe anlamı, Trailblazers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trailblazers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leader : Müşteri çeken ucuz mal. Bando şefi. Başmakale. Reis. Gazetenin görüşünü yansıtan makale. Önde gelen kimse. Önder. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır. Başkan. Başta gelen kimse.

Pacesetter : Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün. Alanında öncü. Kalp atışlarını düzenleyen aygıt. Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi. Lider. Alanında lider.

Advanced : Gelişmiş. İleri derece. Yüksek. Modern. İleri. İlerlemiş. Gelişkin. İleri derecede.

Conceiver : Yaratıcı. Yeni şeyler yaratan kimse. Algılayan kimse. Anlayan kimse. Tasarlayıcı. Düşünen kimse. Mucit.

Bannerbearer : Bayraktar. Sancaktar. Alemdar.

Avant : Önde olan. Öncesi. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Önce.

 

Innovator : Mucit. Markaların yenilenmesini yapan ya da bulguya daha başka yenilikler ekleyerek onu geliştiren. Yenilikçi. Yenilik yapan kimse. Yenileyici.

Advanced guard : Öncü birlik.

Initiator : Teşvik eden. Başlatıcı. Reaksiyon oluşturan madde. Kaynak. Başlatan. Başlatan kimse. Yığın iletişiminde bilgi ve iletiler üreten ve bunları iletişim araçlarıyla alıcıya ileten odak. Önayak olan kimse.

Pathfinder : Yol gösterici. Rehber. Bulucu. Kaşif. Kılavuz. Çığır açan kimse.

Trailblazers synonyms : pioneers, pioneered, pioneering, pioneer, groundbreaker, apostle, advance guard, originator, guide, initiators, avant garde, mastermind, pacesetters, scout, trailblazer.