Trais türkçesi Trais nedir

  • San deo.
  • Man kuan kok.
  • Trai.
  • San diu.
  • Vietnam'da yaşayan etnik bir grup.

Trais ingilizcede ne demek, Trais nerede nasıl kullanılır?

Ultraism : Aşırıcılık.

Ultraist : Aşırılıkçı. Müfrit. Aşırı görüşte olan kimse.

Trail : Patika. Deneme. Süzülmek. Yol. Takip etmek. Kuyruk (elbise vb.). İzlemek. Bir bilgi ya da yordamı uygulama yoluyla ya da denenceyle sınama. Kuyruk.

Trail along : Yavaş yavaş yürümek. Yorgun argın hareket etmek.

Trail angle : Gerileme açısı.

Trailer : Gelecek program. Fragman. Treyler. Bir binite ya da yüklete bağlanarak çekilen, içinde, aşlığı, ayakyolu bulunan ve günlük yaşamın gerektirdiği öteki kolaylıklar da sağlanmış olan bir tür kurma konut. Dorse. Bir sinemada, sonraki izlencelerde yer alacak filmleri tanıtmak üzere, bunlardan seçilmiş örneklerden oluşan kısa film. Tanıtma filmi. Bir film makarasının sonuna takılan kılavuz çeşidi. Yedekçekin. Römork.

Trail of blood : Kan izi.

Trailblazer : Öncü. Yol açan kimse.

Trailblazers : Öncü. Yol açan kimse.

Trailblazing : Bilinmeyen bölgeleri keşfetme. Çığır açan. Bir yolun kaplanması. İzcilik. Öncü olma. Kendilerinin öncü olduklarını düşünen insanların hareketleri veya fikirleri. Işık ile işaretleme. Öncü.

İngilizce Trais Türkçe anlamı, Trais eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Trais ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Locomotive : Hareket ettiren. Lokomotif. Harekete ilişkin. Çekit. Hareket edebilen. Hareket ettirici. Harekete ait. Harekete geçiren.

Railcar : Vagon. Otoray. Raybüs. Motorlu tek bir vagondan oluşan demiryolu taşıtı.

Engine : İtfaiye arabası. Motor egzos gazı. Motor. Makine. Motor numarası. Cihaz. Bir yakıtın kimyasal erkesini yanma yoluyla mekanik erkeye dönüştüren aygıt. Alet edevat. Taşıt motoru. Makine takmak.

Drill : Tohum ekmek. Talim. Matkap. Makine ile tohum ekmek. Delgi. Sonda ile yoklamak. Delik açmak. Talim yaptırmak. Herhangi bir işte kendiliğinden ve hızla doğru sonuca ulaşmayı öğrencilere kazandırmayı amaçlayan öğretim etkinliği. beden çalışmalarında temel becelerilerin elde edilmesi ve bu becerilerin pekiştirilmesi için yapılan yineleme işi. Frez.

Retrain : Yeniden eğitmek. Yeniden eğitim. Yeni bir konuda eğitmek. Değişik bir meslek için eğitmek.

Railway car : Vagon.

Develop : Yıkamak (film). (film) banyo etmek. Geliştirmek. Gelişme göstermek. İlerlemek. İmara açmak. Harekete geçmek. Yükselmek (ateş). Artmak. İlgi göstermek.

Mail train : Posta treni. Posta. Posta katarı.

Groom : Bakmak. Tımar etmek. Eğilmek. At bakıcısı. Bir işe hazırlamak. Atlara bakan kişi. Çeki düzen vermek. Yetiştirmek. Seyis. Damat.

Freight train : Yük treni.marşandiz. Yük katarı. Marşandiz. Yük treni.

Trais synonyms : toilet train, car train, locomotive engine, house train, railway locomotive, hospital train, public transport, housebreak, streamliner, build up, subway train, boat train, rattler, educate, teach, prepare, railroad train, railroad car, car, passenger train, instruct, learn.

 

Trais zıt anlamlı kelimeler, Trais kelime anlamı

Disqualify : Menetmek. Yetkisini elinden almak (ceza olarak). Spor diskalifiye etmek. Diskalifiye etmek. Dereceye girememek. Ehliyetini kaldırmak. Yetkisini elinden almak. Yetersiz bulmak. Ehliyetsiz kılmak.

Unthoughtfulness : Özensizlik. Pervasızlık. Düşünmezlik. Düşüncesizlik. Dikkatsizlik.

Resoluteness : Metanet. Cesurluk. Azim. Kararlılık. Azimlilik. Sebat.

Trais antonyms : untrustiness, activeness, unemotionality, uncommunicativeness, emotionality, indiscipline, inattentiveness, trust, thoughtfulness, discipline, generosity, cleanliness, trustworthiness, masculinity, intractability, inactiveness, wisdom, tractability, untrustworthiness, femininity, commonality, humility, altruism, uncleanliness, trustiness, seriousness, attentiveness, irresoluteness, conceit, folly, frivolity, distrust, communicativeness.

Trais ingilizce tanımı, definition of Trais

Trais kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Traces.