Tramvay nedir, Tramvay ne demek

Tramvay; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Şehirlerde yol üzerinde döşenmiş özel raylarda hareket eden yolcu taşıtı

"Tramvay" ile ilgili cümleler

  • "Şosede bir otomobil olmaktan geçtik, rayında bir tramvay gibi kendi başımıza hareket edebilsek o da yeterdi." - A. N. Asya

Tramvay hakkında bilgiler

Tramvay, raylar üzerinde hareket eden trene benzeyen toplu taşıma aracı. Trenlerin aksine raylar sokaklara döşenebilir ve diğer taşıtlar bu yollardan geçebilirler. Çoğu tramvaylar elektrik gücüyle çalışır. At veya petrol ile çalışan tramvaylar da vardır.

Tramvay ile ilgili Cümleler

  • Hangisi daha ucuz, otobüs mü yoksa tramvay mı?
  • Kuzey Amerika'da neden bu kadar az tramvay var?
  • Tramvay hattını takip et ve on dakika sonra onu sağ tarafta görürsün.
  • Ali tramvaydaydı.
  • Affedersiniz. Beni en yakın tramvay istasyonuna doğru yönlendirebilir misiniz?
  • Tramvayla gitsen iyi olur.
  • Tramvaylar elektrikle çalışırlar.
  • Şehir tramvayları kaldırma kararı aldı.
  • Onlar okula tramvayla giderler.
  • Berlin'de tramvaylar var.

Tramvay anlamı, tanımı:

Hareket : Davranış, tutum. Yola çıkma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Deprem. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

 

Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.

Tramvay hattı : Tramvayın üzerinde hareket ettiği demir rayların döşendiği tahsisli yol.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Yolcu : Yolculuğa çıkmış kimse. İyileşmesi umutsuz hasta. İşten çıkarılması beklenen kimse. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. Doğması beklenen çocuk.

Tren : Demir yolunda yolcu ve yük taşımakta kullanılan, bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi, katar, şimendifer.

Toplu : Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Topu olan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Vücutça dolgun. Bir arada, bütün, kombine. Topunu, tamamını, bütününü içine alan.

Taşıma : Taşımak işi.

Aracı : Ara bulucu. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

 

Aksi : İnatçı, hırçın, huysuz. Uygun olmayan. Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi.

Diğer dillerde Tramvay anlamı nedir?

İngilizce'de Tramvay ne demek? : n. tram, tramcar, streetcar, cable railway

Fransızca'da Tramvay : tramway [le], tram [le], funiculaire [le]

Almanca'da Tramvay : n. Bahn, Straßenbahn, Tram

Rusça'da Tramvay : n. трамвай (M)

adj. трамвайный