Treadler türkçesi Treadler nedir

Treadler ingilizcede ne demek, Treadler nerede nasıl kullanılır?

Treadle : Pedalla çalışmak. Ayakçın. Ayaklık. Pedalla işletmek. Pedal. Dikiş makinesi ayak pedalı. Pedalla çalıştırmak.

Treadled : Pedal. Ayakçın. Ayaklık. Pedalla çalışmak. Pedalla çalıştırmak. Dikiş makinesi ayak pedalı. Pedalla işletmek.

Treadles : Pedalla çalıştırmak. Pedalla çalışmak.

Tread board : Basamak.

Tread down : Ayak altında çiğnemek.

Caterpillar tread : Sert araziyi kavraması için tekerlek üzerinde bulunan dişler (ör. traktörler, tanklar, vb.). Tırtıllı palet. Palet. Tırtıl. Tırtıl paletleri.

Tread the boards : Tiyatroda rol almak. Sahneye çıkmak. Tiyatroda oynamak. Aktör olmak.

Tread on air : Ayakları yerden kesilmek. Sevinçten havalara uçmak.

Tread out : Ayağıyla söndürmek. Basıp söndürmek. Ayakla ezmek.

Tread on the heels of : Takip etmek. İzlemek. -ın izlerinden gitmek. Peşinden gitmek.

İngilizce Treadler Türkçe anlamı, Treadler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treadler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stepping : Girmek. Kademeli. Adımlayarak ölçmek. Kademelendirme. Adım. Kademeli iş. Kademeli ölçüm. Etmek (dans). Adım atma.

 

Advance : Artmak. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. Gelişmek. Avans. İleri gitme. Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. Yükseltmek. İleri almak. İlerleme.

Bruise : Yaralanmak. Yaralamak. Çürümek. Bere. Hırpalamak. Berelenmek. Dövmek. Çürük. Vurmak.

Bow down : Boyun eğmek. Diz çökmek.

Ambulates : Gezmek. Dolaşıp durmak. Dolaşmak.

Flood : Tufan. Aynalı ışıtaç. Sel. Yağdırmak. Sel gibi akmak. Su baskını. Sel basmak. İçine veya üstüne fazla su koymak. Genel ışıklamada kullanılan, yüksek ışık gücü olan, merceksiz, aynalı ışıtaç.

Stomped : Ayağıyla ezmek. Bastırmak. Ayağını yere vurmak. Paldır küldür yürümek. Ağır ağır yürümek. Yere vurmak. Hora tepmek. Tepinmek.

Contravening : Reddetmek. Aykırı davranmak. Bozmak. İtiraz etmek. Çatışmak. Karşı çıkmak. Uymamak. Başkaldırmak. İhlal etmek.

Step on : Köklemek (gaz pedali). Ayak bastırmak. Ayakla basmak. Üzerine adım atmak. Gazı köklemek. Köklemek. Ayak basmak.

Stomp : Tepinmek. Bastırmak. Yere vurmak. Paldır küldür yürümek. Ayağını yere vurmak. Ayağıyla ezmek. Ağır ağır yürümek. Hora tepmek.

Treadler synonyms : ambulated, get about, trample over, pace, march, compress, depress, hiked, chews, crunched, student, stepped, stomp on, trod, ambulate, trample on, foot it, tread out, scholar, make progress, chewed, pacing, tread, break, pace out, ankle, chaw, counterfeited, champed, trodden, have a walk, brays, chump.