Trending türkçesi Trending nedir

Cotrending time series : Birlikte eğilimli zaman serisi.

Detrending : Yönsemeyi giderme. Eğilimsizleştirme.

Heartrending : Yürekler acısı. Üzücü. Çok acıklı. Yürek parçalayıcı.

Trendier : Trendi. Eğimli. Moda. Modayı izleyen. Son moda. Enson modayı izleyen. Modaya uyan.

Trendiest : Son moda. Modaya uyan. Trendi. Moda. Enson modayı izleyen. Eğimli. Modayı izleyen.

Trend curve : Eğilim eğrisi.

Trend line : Eğim çizgisi.

Trend plus noise model : Eğilim artı rastsal model.

Trend in prices : Fiyatların eğilimi.

Trend stationary : Eğilim durağan. Ts.

Sözcükler, direkt olarak Trending ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slants : Yatırmak. Meyilli olmak. Çarpıtmak. Sapmak. Eğilimi olmak. Eğik olmak. Eğmek. Yana eğilmek.

Pitched : Yerleştirmek. Sendelemek. Zift kaplamak. Taraklanmış. Atmak. Akort etmek. Kur yapmak. Çakmak. Kurmak.

Trended : Modaya uygun olan. Cereyan. Meyletmek. Moda. Eğilim. Yönseme. Eğilim göstermek. Meyil.

Fell away : Azalmak. Eksilmek. İnmek.

Indication : Belirtme. Tayin. Belirti. İşaret. Bildirme. Bir hastalıkta izlenecek tedavi yöntemi ve müdahalenin belirlenmesi, indikasyon. bir ilacın hangi hastalıklara ve hangi biçimde uygun olacağını veya bir operasyonun hangi koşullarda gerekli olduğunu ifade eder. Ölçüm. Anlatma. Gösterme.

 

Fronted : Dönmek. Yol göstermek. Önderlik etmek. Karşı olmak. Bakmak. Cephesini düzenlemek.

Trend : Gelişme doğrultusu. Eğilim. Kırık doğrultusu. Eğilim göstermek. Akım. Gidişat. Yön. Moda. Genel eğilim. Kırık düzleminin yatay düzlemle kesiştiği çizgi.

Gear : Ayarlamak. Koşum takımı. Uydurmak. Takım. Vites. Oturtmak. Uymak. Dişli. Alet edevat.

Bear : Sineye çekmek. Duymak (sevgi). Aklında olmak. Değmek. Getirmek. Dönmek. Götürmek. Yakışık almak. Gütmek (kin). Sahip olmak.

Language : Mesleki dil. Konuşulur. Dili. Lisan. Edebiyat. Dil.

Trending synonyms : linguistic process, poring over, clock time, studying, head for, time, perusal, steer for, slope, bears, data point, pitching, face, speed reading, fall away, fronting, datum, fallen away, faces, bends, lean to, bend, front, browse, mph, acclivitousness, browsing, skim, perusing, meter reading, miles per hour, fall, sloped.

Euphonious : Sesi kulağa hoş gelen. Ahenkli. Hoş sesli.

Finished : Bitirilmiş. Tükenmiş. Hazır. Tam. Tamam. İmalatı tamamlanmış. İşlenmiş. Cilalı. Mükemmel. Mafiş.