Trimming türkçesi Trimming nedir

  • Tezyinat.
  • Yenilgi.
  • Süsleme.
  • Aksesuar.
  • Gemi yükü vb dengeleme.
  • Tarama.
  • Garnitür.
  • Kırpma.
  • Uçlarından alma (saç).
  • Dayak.
  • Kesilmiş parça.
  • Süs.
  • Ekonomi, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Keserek düzeltme.
  • Azar.
  • Dengeleme (gemi yükü).
  • Süsleyici şey.
  • Düzenleme.
  • Harç.
  • Düzeltme.

Trimming ile ilgili cümleler

English: Ali decided to try trimming his beard with a knife, but he wasn't very successful.
Turkish: Ali bir bıçakla sakalını düzeltmeyi denemeye karar verdi, fakat çok başarılı değildi.

Trimming ingilizcede ne demek, Trimming nerede nasıl kullanılır?

Trimming filter : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Düzeltici süzgeç. Işık kaynağının renk sıcaklığını boş filmin özelliklerine uydurabilmek amacıyla, bu sıcaklığı düzelten süzgeç. özellikle büyük 8 alıcılarda yapma ışığa göre hazırlanmış boş filmin gün ışığında kullanılabilmesini sağlamak için yer alan süzgeç. (bu anlamda daha çok dengeleme süzgeci terimi kullanılır).

Trimming machine : Kordon makinesi. Kenar işleme makinesi.

Aileron trimming : Kanatçık ince ayarı.

Automatic working set trimming : Otomatik çalışma kümesi kırpılması. Özdevinimli çalışma kümesi kırpılması.

Laser trimming : Lazerle budama.

Trimmer joist : Kiriş.

Trimmest : Derli toplu. Düzgün. En biçimli. Biçimli.

 

Nail trimming : Tırnak uçlarını kesme. Tırnak kesme.

Trimmed least squares estimator : Kırpılmış en küçük kareler tahmincisi.

Trimmer : Çıkarcı politikacı. Kendi çıkarlarına göre siyasi fikirlerini değiştiren kimse. Düzenleyici. Süsleyen kimse. Siyasi dönek. Düzenleyen kişi. Dalkavuk. Süslemeci. Yağcı.

İngilizce Trimming Türkçe anlamı, Trimming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trimming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discomfiture : Bozuntu. Rahatsızlık. Bozgun. Hezimet. Bozum. Şaşkınlık.

Add on : (bilgisayar)performansını artırmak için bilgisayar eklenen parça. Bindirmek. Bir şeye ekstra olarak eklenmiş olan eşya. İlave. Ekleme. Üzerine eklemek. Üzerine ekleme. Tamamlayıcı. Ek ücret. Ek.

Adjustment : Bireyin, çevresel koşullara ya da değerlere ruhsal bakımdan kendini uydurması süreci. organizmanın, varlığını sürdürebilmesi için gerekli değişmelerle kendini çevre koşullarına göre ayarlaması. Adaptasyon. Uyum. İntibak. Hukuk, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Güvence için ödenecek paranın saptamı; gemi, yük ve taşıma ücreti gibi konularda ilgililerin sayışımlarını tanıtlayan işlemli belge. Ayarlama. Dispeç. Kendini alıştırma. Tasfiye.

Caparisoning : Haşe. Örtü. Elbise. Donatmak. Giyecek. Haşe örtmek. Giysi. Süslemek. Eyer örtüsü.

Knickknacks : Dekoratif süsler. Biblo. Süs eşyası.

Jaw : Sıkıcı öğütler vermek. Laflamak. Çene çalmak. Can sıkıcı öğüt. Çene. Uzun konuşmak. Vırvır. Sıkıcı konuşmak. Omurgalılarda kemik veya kıkırdakla desteklenen, dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı.

 

Attires : Kılık. Giysi. Giyinip kuşanmak. Giyim. Donatmak. Kıyafet. Kisve. Giydirmek. Giyinmek.

Appareling : Esvap. Elbise. Donatmak. Giyecek. Giysi. Kıyafet. Kılık. Giyim kuşam. Üst baş.

Fiasco : Fiyasko. Başarısızlık. Hezimet. Bozgun.

Corporal punishment : Beden cezası. Bedeni ceza. Cismani ceza. Dayak cezası. Bedensel ceza. Dövme, aç ya da susuz bırakma, ayakta bekletme gibi bedene güçlük ve sıkıntı vermek yoluyla uygulanan ceza. Hukuk, eğitim alanlarında kullanılır. Fiziksel ceza. İşkence.

Trimming synonyms : decorations, dressing down, checkout, collocations, hachures, coordinations, amelioration, charge, retrenchment, bankruptcy, composts, arrangement, dredgings, beating, correct, dredging, pruning, doughs, censure, disposition, daubs, attiring, trappings, knickknack, doublure, garnitures, betterment, embellish, apparel, accessories, debacles, hachure, fee.

Trimming ingilizce tanımı, definition of Trimming

Trimming kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of one who trims.