Trotting türkçesi Trotting nedir
Trotting ingilizcede ne demek, Trotting nerede nasıl kullanılır?
Trotting horse : Koşu atı.
Trotting race : Tırıs tempoda at yarışı.
Globetrotting : Dünya turu.
Trotted : Hızlı yürüyüş. Hızlı yürümek. Kırıtarak yürüme. Gitmek. Hızlı yürüme. Tırısa kaldırmak. Koşmak. Acele etmek. Koşuş. Tırıs gitmek.
Trotter : Paça çorbası. Tırıs giden at. Domuz paçası. Koşu atı. Paça.
Trotters : Paça. Ayaklar.
Globetrotters : Seyyah. Dünyayı gezen kimse. Seyyahlar.
Trottoir : Kaldırım. Tretuvar.
Globetrotter : Durmadan dünyayı dolaşan kimse. Dünyayı gezen kimse. Gezgin. Seyyah.
Trot gait : Bacakların hareket sırasının çapraz ve daima iki ayak yerdeyken iki ayağın hareket halinde olduğu, beden ağırlığını iki bacağın taşıdığı, atların bir koşma şekli. Tırıs koşma.
İngilizce Trotting Türkçe anlamı, Trotting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trotting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Raced : Yarış etmek. Yarışa sokmak. Seğirtmek. Koşmak. Yarışmak. Hızlı çalışmak (motor). Acele ile yapmak. Yarış. Yarıştırmak.
Race : Özel ya da doğal yerlerde, belli bir uzaklığa koşarak en kısa sürede ulaşmak için yapılan yarış türü. (makineyi) çok hızlı işletmek. Bir tür içinde belirgin bir farklılık gösteren birey grubu; alt tür. Yarış etmek. Hızlı çalışmak (motor). Yarıştırmak. Irk. Yarışa sokmak. Kalıtımsal ıraları (deri, göz, saç rengi, saç biçimi, baş biçimi, boy, kan grubu vb.) bir birlik gösteren kişilerin oluşturdukları doğal topluluk, bk. sarı ırk, beyaz ırk, kara ırk.
Development : Geliştirim. Bir olayın ardışık evreler biçiminde oluşuma doğru ilerlemesi. Geliştirilmiş ürün. Açınma. Genişleme. Canlının vücut yapısının ve şeklinin çeşitli görevleri yapabilecek biçimde değişikliğe uğraması, farklılaşması. Bireyin beden yapısı, fizyolojik güç ve ruhsal özellikler bakımından düzenli bir biçimde büyümesi, değişmesi ve olgunluk kazanması, bk. büyüme, olgunlaşma. Film banyo. Ontogeni. Hazırlık.
Leg it : Koşmak. Kaçmak. Sıvışmak.
Spying : Casusluk yapma. Çaşıtlık. Casusluk.
Growth : Yaşlanma. Gelişme. Yükseliş. Nema. Büyüme. İnkişaf. Bir bitkiden sarkan dallar. Geliştirme. Ur. Fidan.
Leg : But. Kadem. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. Ara. Ayak (mobilya veya pergel). Koşmak. Üçgenin taban olmayan kenarı. Basamak. Yan perde.
Uncovering : Şapka çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Sudan çıkma. Keşfetme. Deniz dibinin su üstüne yükselmesi. Ortaya çıkarma. Açmak. Örtüsünü açmak.
Hastened : Hızlandırmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Telaşlandırmak. Acele ettirmek.
Find : Ulaşmak. Bulunan şey. Bulgu. Keşfetmek. Tapmak. Arayıp bulmak. Buluş. Eline geçmek. Anlamak. Keşif.
Trotting synonyms : be a good walker, come along, footrace, bustle, gog, underclothing, ballad, bustled, jogging, racings, espial, buck up, trotted, discovery, footraces, be in a hurry, fly off, step out, get a move on, be quick, running, detection, catching, maturation, trot out, walk quickly, trot, racing, ontogeny, get cracking, hasten, run, ontogenesis.
Trotting zıt anlamlı kelimeler, Trotting kelime anlamı
Nondevelopment : Gelişmeme. Kalkınmama.
Distrustful : Kuşkulu. Kuruntulu. İtimatsız. Vesveseli. Şüpheci. Güvensiz. Başkalarına güvenmeyen. Şüpheli.
Incredulous : Güvensiz. Zor inanan. Kuşkulanan. İnanmayan. Kuşkulu. Pimpirik. Kuşkucu. İnanmaz. İnanmadığını belirten.

Bu kısımda Trotting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trotting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trotting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trotting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.