Trowing türkçesi Trowing nedir

Trowing ingilizcede ne demek, Trowing nerede nasıl kullanılır?

Trow : Sanmak. İnanmak. Düşünmek.

Trowed : Düşünmek. İnanmak. Sanmak.

Trowel : Demir mala. Sıva malası. Kısa saplı kürek. Mala ile sıvamak. Az miktardaki harcın karılmasında, istenen yere konmasında ve yüzeyinin düzgünleştirilmesinde kullanılan aygıt. Küçük bahçe çapası. Malayla düzeltmek. Çepin. Sürgü. Malalamak.

Troweling : Mala çekme. Malalamak.

Trowelling : Mala çekme. Malalamak.

Troat : Bağırmak (geyik). Geyik bağırması.

Trows : Sanmak. İnanmak. Düşünmek.

Lay it on with a trowel : Ballandıra ballandıra anlatmak. Abartmak. Methetmek. Pohpohlamak. Fazla övmek.

Trocar : Bir kanül ve içinde kolayca oynatılabilen bir stileden ibaret olan, stilenin sivri olan ucu kanülü aşan ve sapları avuç içinde kavranılarak yumuşak dokuları delmeye, vücuttan sıvı boşaltmaya yarayan aygıt. Karından veya vücut boşluğundan sıvıyı almak için kullanılan tıbbi enstrüman. Trokar.

Trowl spreader : Trol kanatlarına uçtan bağlanan 38-40 cm uzunlukta ve 10-12 cm çapta ağaç veya metalden yapılan, trol ağlarının kanatlarının ucuna bağlanan kanatların dik ve gergin durmasını sağlayan destekler. Trol maçası.

İngilizce Trowing Türkçe anlamı, Trowing eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Trowing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conjectures : Varsayım. Tahmine dayalı fikir. Tahmin. Varsaymak. Kestirim. Kestirmek. Hipotez. Varsayı. Zannetmek.

Fanciest : Beğenmek. Sevmek. Moda. Aklında canlandırmak. Aşırı. Garip. Fahiş. Zannetmek. Tahayyül etmek. Süs.

Fancy : İstemek. Sıradan olmayan. Garip. Zannetmek. Parlak renkli. Aşırı. Sevmek. Arzu etmek. Hayal.

Believed : İnanılan. Güvenmek. İnancı olmak.

Frame : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dalavere yapmak. Bir saydam resmin zedelenmesini önlemek ve saydam resim göstericisinde kolaylıkla kullanılmasını sağlamak amacıyla, ortasına yerleştirildiği mukavva ya da yoğruktan çerçeve. Çamur atmak. Belirtmek. Komplo kurmak. Beden. İş çevirmek. Çerçeveli sürükleme ağlarında ağların donandığı demir çubuk. (çalışmaları, ilişkileri, faaliyetleri) bir çerçeveye oturtmak.

Allowing : Ayırmak. Hesaba katmak. İmkan vermek. Vermek. İzin vermek. İndirim yapmak. İzin verilen. Kabul etmek. Bırakmak. Fikrinde olmak.

Cast about : Volta vurmak. Aranıp durmak. Dolanıp aramak. Çare aramak. Tasarlamak. Sıkıntıyla aramak. Araştırmak. Arayıp sormak.

Account : Açıklamasını yapmak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Olarak görmek. Kar. Sebep. Tanım. Gözüyle bakmak. Göz önünde tutma. Yakalamak (av). Hikaye.

Deeming : Saymak. Tutmak. Varsaymak. Dikkate almak. Zannetmek. Görmek. Farz etmek. Addetmek.

Bethought : Üzerinde düşünmek. Anımsamak. Kafa yormak. Hatırlamak. Anımsanan. Anımsanmış.

Trowing synonyms : nontextual matter, bet on, art, buys, calculate upon, bend to, allow, bend towards, be pensive, cerebrates, assumes, drawing, come to believe, attach credence, be persuaded that, bethink, expects, artwork, conjecturing, chew, accredit, allows, cerebrating, graphics, assume, conjectured, drafting, fancies, cerebrated, believe, be sold on, draftsmanship, deems.

 

Trowing zıt anlamlı kelimeler, Trowing kelime anlamı

Cenogenesis : Türünün karakteristiğini göstermeyen embriyonik gelişim (biyoloji terimi). Senojenetik. Senojenez.

Palingenesis : Palinjeni. Palinjenezi. Yeniden doğma. Paleojenez.

Nondevelopment : Gelişmeme. Kalkınmama.

Trowing antonyms : acceleration.