Tubbed türkçesi Tubbed nedir

Tubbed ile ilgili cümleler

English: I just stubbed my toe.
Turkish: Az önce ayak parmağımı çarptım.

English: Ali stubbed his toe.
Turkish: Ali ayak parmağını çarptı.

Tubbed ingilizcede ne demek, Tubbed nerede nasıl kullanılır?

Stubbed : Bastırıp söndürmek (sigara). Taşa çarpmak. Kökünden sökmek (ağaç). Köklerden temizlemek. Vurmak.

Tubbier : Boğuk. Fıçı gibi. Tıknaz.

Tubbiest : Tıknaz. Boğuk. Fıçı gibi.

Tubbiness : Şişmanlık. Kısalık ve şişmanlık. Yağlılık. Tombulluk.

Tubbing : Ağaçlama.

Tubby : Şişko. Yağ tulumu. Şişman ve bodur. Tıknaz kimse. Tıknaz. Bıdık. Boğuk. Fıçı gibi.

Stubbing : (sigara) söndürmek. Taşa çarpmak. Ayağını bir yere çarpmak. Koçan. Bilet parçası (tiyatro veya sinema vb'ne girdikten sonra müşterinin elinde kalan). Köklerden temizlemek. Vurmak. Kökünden sökmek (ağaç). Çarparak incitmek (ayak parmağını). Ayak parmağını çarparak incitmek.

Stubbier : Tıraşı gelmiş. 375 ml'lik şişe bira. Kütük gibi. Küt. Kısa. Anızlı. Kısa ve kalın. Fırça gibi. Ağaç kökleri ile dolu. Güdük.

Stubble grazing : Tohumu için yetiştirilen tarla bitkileri hasat edildikten sonra tarlada kalan bitki döküntülerinin ve yabancı otların hayvanlar salınarak yedirilmesi. Anız otlatması.

 

Get stubborn : Diklenmek. Dikleşmek.

İngilizce Tubbed Türkçe anlamı, Tubbed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tubbed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tank : Birikimlik. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hazne. Fotoğraf banyo kabı. Sarnıç. Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap. sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri. Tüp. Depoya koymak. Hapishane.

Washbowls : Leğen (el ve yüz yıkamaya yarayan). El yıkama tası. Lavabo.

Butter churn : Güğüm.

Pull : Yolmak. Koparmak. Çekmek. Çekiş. Gelmek. Doldurmak. Nüfuz. İçmek. Çekiştirmek. Girmek.

Syncline : Bir kıvrımın çukur, alçak yeri. bk. kemer. Çökük katman. İneç. Senklinal.

Oar : Sandal küreği. Kayık küreği. Kürekçi. Fırın küreği. İşçi. Sal ya da benzeri bir deniz aracının insan gücü ile suda hareket etmesini sağlayan alet. Kürek.

Churn : Karıştırmak. Köpürmek. Tereyağı yapmak. Süt güğümü. Sağılan sütün toplandığı büyük kap. (sıvı) köpürtmek. Yayık yaymak. Köpürtmek. Çalkantılı olmak.

Vulcanite : Vulkanit. Büyük miktarda kükürt ile işlenmiş lastik. Ebonit.

Stem : Işıtaç tabanı. Set çekmek. Lamba tutucusu. (ağaç) gövde. Sapını koparmak. Gövde. Akkor lambada, içinden akım girişleri geçen cam bölüm. Akkor ışıtaçta, içinden akım girişleri geçen kesim. Engellemek. Esas fiil.

 

Tubbed synonyms : wellpoint, pea shooter, cold rubber, para rubber, blow tube, well point, gum elastic, capillary tubing, piping, chromatography column, pipage, pipe, dolly tub, bathed, anastigmatic, keglers, torpedo tube, rows, sculling, prolate, ebonite, washbasins, blowgun, rowing, blowtube, catheter, silencer, wash basin, siphon, hull, pelvic, cannula, paddle.

Tubbed zıt anlamlı kelimeler, Tubbed kelime anlamı

Unturned : Çevrilmemiş.

Anode : Artı uç +. Artıuç. Artı uç. Üst-üşek. Bir üşerçözüşüm gözesinin, bir boşalım borusunun ya da bir eksicik ışınları borusunun, üretecin yüksek gerilimli ucuna bağlı üşeği. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde, yükseltgenme tepkimesinin oluştuğu elektrot. (elektrikle ayrışımda anotun imi artı, katotun imi eksidir; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında artıuç da denebilir.). Pozitif kutup. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anot. Bir elektrik devresinde negatif yükleri çeken pozitif elektrot röntgen tüpü içindeki (+) kutup.

Cathode : Alt-üşek. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir üşerçözükte artı üşerleri çeken, aksileri iten, elektriksel erkili düşük olan üşek. Katod. Röntgen tüpü içindeki negatif kutup. Eksiuç. Negatif elektrikucu. (özellikle radyo ışıtaçlarında negatif yüklü olan ve elektron üreten elektrikucu). Eksi kutup. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde indirgenme tepkimesinin olduğu elektrot. (elektrikle ayrışımda katodun imi eksi, anodun imi artıdır; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında "eksiuç"da denebilir.). Negatif kutup.