Tuckering türkçesi Tuckering nedir
- Yorgunluk.
- Yormak.
- Korse içine giyilen dantel yelek.
- Boyun atkısı (kadın).
- Bıktırmak.
- Bezdirmek.
- Yiyecek.
- Şömizet.
- Plise makinesi.
Tuckering ingilizcede ne demek, Tuckering nerede nasıl kullanılır?
Tucker out : Yormak.
Best bib and tucker : Kişilik giysi. En iyi elbise. Bayramlık giysi. En iyi giysiler. Bayramlıklar.
Bib and tucker : Elbise. En iyi kostüm. Giysi. Giyecek.
Tucker : Plise makinesi. Korse içine giyilen dantel yelek (17.yy.). Bezdirmek. Yorgunluk. Yormak. Bıktırmak. Korse içine giyilen dantel yelek. Boyun atkısı (kadın). Yiyecek. Şömizet.
Tuckered out : Yorgun. Bitkin.
Tucked away : Bulunması zor. Gizli. Gizlenmiş. Saklı. Saklanmış.
Tucket : Boru takımı.
Tucked : Katlamak. Kıvırmak. Tepmek. Kıvrılmak. Sokmak. Tıkıştırmak. Sıkıştırmak. Kıstırmak. Tıkmak.
Tucked up : Sarmalamak. Sarmak. Kıvırmak. Sıvamak. Kıvrılmak. Katlamak.
Tuckers : Tıkıştıran. Yiyecek. Bıktırmak. Korse içine giyilen dantel yelek (17.yy.). Boyun atkısı (kadın). Bezdirmek. Yormak. Plise makinesi. Şömizet. Korse içine giyilen dantel yelek.
İngilizce Tuckering Türkçe anlamı, Tuckering eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tuckering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Irking : Üzmek. Sinirlendirmek. Sıkıntı vermek. Sıkmak. Sıkıntı çektirmek. Usandırmak. Canını sıkmak.
Quarrel : Kavga etmek. Ağız kavgası. Küsmek. Kapışmak. Becelleşmek. Çekişme. Uyuşmazlık. Çekişmek. Bozuşmak.
Tiresomeness : Bezginlik. Bıkkınlık. Tükenmişlik. Can sıkıntısı.
Aliments : Besin. Gıda.
Row : Kıyameti koparmak. Bir çizelgede gözlemlerin yataylığına dizilmesinden oluşmuş dizilerden her biri. Sandalla gezdirmek. Kürek çekme. Yansıra. Kavgaya karışmak. Ağız kavgası. Bir salonda yan yana dizilen koltuklardan oluşan dizi. Sandal gezisi. Kayıkla taşımak.
Fag : Sigara. Bitmek. İbne. Didinmek. Angarya. Yorulmak. Cıgara. Canını çıkarmak.
Ascribe to : Atfetmek. Belirli bir şeye bağlamak. -e bağlamak. (çocukluğuna veya tecrübesizliğine vb) vermek. Yakıştırmak. Atamak. Belirli bir şeye atfetmek.
Dustup : Tartışma. Haraza. Kavga kıyamet. Patırtı. Kavga. Şamata. Gürültü.
Chows : Kayıntı. Azarlamak. Nevale. Siyah renkli bir köpek. Yemek. Çin köpeği.
Tuckering synonyms : pleater, words, chowing, crowd, attribute, irks, run in, exhaustion, palling, lassitude, chop, attributed, chowed, harasses, do up, give the willies, breads, chow, boarding, palled, fatigue, pall on, jadedness, tiff, cloys, defatigation, plaguing, cream, attribute to, creams, harass, squabble, doneness.

Bu kısımda Tuckering kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tuckering ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tuckering anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tuckering ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.