Turgent türkçesi Turgent nedir

Turgent ingilizcede ne demek, Turgent nerede nasıl kullanılır?

Turgescence : Şişlik. Abartma. Şişirme. Turgor. Turgesans. Şişkinlik. Şiş.

Turgescent : Şişirilmiş. Şişkin. Abartılı.

Common sturgeon : Mersin balığı. Kolan balığı. Mersin balıkları (acipenseriformes) takımının, mersin balığıgiller (acipenseridae) familyasından, 6 m kadar uzunlukta, denizlerde yaşayan ancak yumurtlamak için tatlı sulara geçen bir tür.

Dramaturge : Drama yazarı.

Pacific sturgeon : Beyaz mersin balığı. Mersin balığı. Mersinbalığı.

Thaumaturge : Sihirbaz. Büyücü. Sihirbazlık.

Turgid : Abartmalı. Şişirilmiş. Mübalağalı. Şiş. Kabarık. Şişmiş. Tumturaklı. Abartılı. Şişkin.

Sturgeons : Alman mersin balığı. Mersinbalığı. Mersin balığıgiller. Mersin balığı. Balıklar (pisces) sınıfının, mersin balıkları (acipenseriformes) takımından, vücutları büyük, uzun ve yuvarlak, kalın bir deri ile örtülü, üzerinde sert düğmeler bulunan, bıyıklı, yumurtalarından havyar yapılan, kuzey yarım küresinin ılık iklimli bölgelerinin tatlı ve tuzlu sularında yaşayan türleri olan bir familya. Mersin. Missouri eyaletinde şehir.

Turgidities : Şişkinlik. Mübalağalı olma durumu. Şişme. Abartılmış olma durumu. Dilde kibir ve kendini beğenme.

 

Turgidity : Mübalağa. Abartılmış olma durumu. Şişkinlik. Şişme. Dilde kibir ve kendini beğenme. Mübalağalı olma durumu.

İngilizce Turgent Türkçe anlamı, Turgent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turgent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bump : Gümbürtü. Çarpışmak. Toslamak. Gafleten. Çarpma sesi. Güm diye. Çarpmak. Kütlemek. Yumru. Çıkıntı.

Present day : Zamanımıza ait. Şimdiki. Günümüz. Günümüzün. Aktüel. Modern. Bugünkü. Günümüzdeki.

Lumps : Yumru. Yığın. Parça. Topaklar. Ahmak. Öbek. Topak. Öbekler.

Up to the minute : Son derece modern. En iyi. En güncel. Son gelişmelerden haberdar. En son. Son modayı izleyen. Son haberleri bilen.

Rising : İsyan. Doğan. Yükselen. Ayaklanma. Doğuş. Yükselme. Güneş, ay ve yıldızların gözerimi üstüne çıkması. Şiş. Çıkış.

Nodule : Ufak maden parçası. Yumrucuk. Yumru. Bezecik. Ufak boğum. Biyoloji, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Canlılarda görülen yumru biçimindeki yapılar. Baklagil kökleri ile rhizobium denilen ve azot depo eden bakterilerin ortak yaşamaları sonucu köklerde meydana gelen yumru şeklindeki yapılar. Boğumcuk.

Actual : Gerçekten. Hakiki. Aktüel. Asıl. Fiili. Mevcut. Gerçek. Asli. Eylemsel. Eylemli.

Currentness : Modernlik. Hali hazırdalık. Şimdiki duruma ait olma niteliği. Geçerlilik.

Protuberance : Protuberans. Kabartı. Kabarıklık. Tümsek. Kamburluk. Çıkıntı. Yumru.

New : Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Yeni olarak. Yeni. Acemi. Yeni tarihli. Keşfedilmemiş. Gıcır. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Taze. Yaş.

 

Turgent synonyms : on going, occurrent, blains, boss, blain, risings, currency, up to date, intumescence, modern, live, bosses, contemporary, latest, puffiness, protuberances, ongoing, afoot, straight line, swelling, chilblain, circulating, online, up to dateness, topical, lump, on line, incumbent, underway.

Turgent zıt anlamlı kelimeler, Turgent kelime anlamı

Curve : Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kavisleştirmek. Eğri. Kıvrılmak. Eğilmek. Kavis. Dönemeç. Bükmek. Eğmek. Kıvırmak.

Old : Eskimiş. Deneyimli. İhtiyarlamak. Eski. Kart. Önceki. Pişkin. İhtiyar. ...yaşında. Köhne.

Turgent antonyms : nonmodern, noncurrent.

Turgent ingilizce tanımı, definition of Turgent

Turgent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tumid. Rising into a tumor, or a puffy state. As, turgent humors. Swelling.