Turn down türkçesi Turn down nedir

Turn down ile ilgili cümleler

English: Could you turn down the music, please?
Turkish: Lütfen müziğin sesini kısar mısın?

English: Could you turn down the TV?
Turkish: Televizyonu kısar mısın?

English: Could you turn down the radio?
Turkish: Radyoyu kısar mısın?

English: Could you please turn down the heat?
Turkish: Lütfen ısıyı kısar mısın?

English: Could you turn down the music a little?
Turkish: Müziğin sesini biraz kısabilir misin?

Turn down ingilizcede ne demek, Turn down nerede nasıl kullanılır?

Turn : Devir. Deneme sırası. Olmak. Değişim. Döndürmek. Etkilemek. Devirmek. Katlamak. Dansçının dönmesi. Saptırmak.

Down : Aşağıya doğru. Beri. Bozuk. Boyunca. Alaşağı etmek. Çökmek. Aşağısına doğru. Aşağısında. Yere sermek.

Turn down a request : Bir müracaatı reddetmek. Bir isteği reddetmek. Bir isteği geri çevirmek. Bir talebi geri çevirmek.

Turn a blind eye : Görmezlikten gelmek. Göz yummak. Görmezden gelmek. Görmemezlikten gelmek. Gözünü kapamak. Gözlerini kapatmak.

Turn a blind eye to : Arka plana atmak. -e göz yummak. Dikkat etmemeyi tercih etmek. - karşı gözleri köre dönmek. Görmezlikten gelmek. Önemsememek.

 

Turn a cartwheel : Yanlamasına takla atmak. Yanlamasına taklalar atmak.

İngilizce Turn down Türkçe anlamı, Turn down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turn down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cast down : Devirmek. Keyfini kaçırmak. Morali bozuk. Yere atmak. Canını sıkmak. Üzmek. Aşağı atmak.

Refuses : Refüze etmek. İmtina etmek. Ayak diremek. Karşı koymak. Kaçınmak. Cerh etmek. İzin vermemek.

Clouted : Torpil. Paçavra. İndirmek (argo terim). Etki. Patlatmak. Darbe. Vurmak. Nüfuz. Güç.

Contort : Buruşmak. Burma. Bükmek. Eğmek. Burmak. Çarpıtmak. Eğme. Buruşturmak. Saptırmak.

Crinkle : Kırıştırmak. Kırışmak. Karıştırmak. Kırışık. Hışırdatmak. Büzüşmek. Buruşturmak. Hışırdamak.

Bend : İşi e geldiği gibi değiştirmek. Viraj. Kıvrım menteşesi. Bağlamak (yelken). Boyun eğmek. Çökmek (diz). Katlanmak. Eğmek. Oynama yapmak. Eğme.

Cast offs : (ilmek) iğneden çıkarmak. İlmek atmak. İlişkisini kesmek. Çıkarıp atmak. Örgüde ilk ilmeği atmak. Atmak. Terk etmek. Örgüye başlamak. Çıkarmak.

Contravene : Bozmak. Uyuşmamak. Çatışmak. Çiğnemek. Başkaldırmak. Karşı çıkmak. İtiraz etmek. İhlal etmek. Uymamak.

Cast off : Çıkarmak. Atmak. Çıkarıp atmak. Ağların suya atılması ve balıkların etrafının çevrilmesi komutu. Terk etmek. (ilmek) iğneden çıkarmak. İlişkisini kesmek. Tahmin etmek (yazının uzunluğunu). Üzerinden etmek. İlmek atmak.

Crinkling : Buruşturmak. Hışırdatmak. Karıştırmak. Kırıştırmak. Buruşmak. Büzüşmek. Kırışmak. Hışırdamak.

Turn down synonyms : beg off, crinkles, chuck away, drape, cranks, collapse, reject, controvert, abnegating, clout, clouts, angle, negatives, tuck, capsizing, boot, crimp, clump, turn, give back, refusing, scouted, upturns, abnegated, brought down, crimps, brush off, tucking, bends, abnegate, capsize, controverts, inverts.